Statünün Solmayan Rengi: Mor

Kültür ve Sanat - 19 Eylül, 2022 - Okuma Süresi: 5 Dk.

19 Eylül, 2022

Statünün Solmayan Rengi: Mor

İmparatorluk moru, kraliyet moru veya erguvan moru olarak bilinen; tarih boyunca ulaşılması zor ve en pahalı olan mor rengin sadece seçkin kişilerce kullanıldığını biliyor muydunuz? Gelin doğanın gizemli rengi mor ile tanışalım!

Tarih boyunca en pahalı olan rengin mor olmasının ve sadece krallıkların veya imparatorlukların seçkin kişilerince kullanılmasının tek bir nedeni vardı; mor renk pigmenti üretiminin zahmetli olmasıydı. İlk olarak antik Fenikeliler tarafından M.Ö. 1570 yılında günümüz Lübnan sınırları içerisinde Sayda ve Sur kentlerinde üretilmeye başlanmıştır. Fenike mitolojisine göre rengin ortaya çıkışı Sur kentinin baş tanrısı Melgart ve perisi Tyros’un evcil köpeği ile ilişkilendirilir. Bir gün köpeğiyle birlikte sahilde yürüyüş yaparken  köpeğin ıslak bir deniz canlısını ısırdıktan sonra ağzının mor renge boyandığını fark eden Tyros kıyafetinin bu renk olmasını ister ve böylece mor renginin keşfiyle birlikte kumaş boyama endüstrisi başlamış olur. 

Murex brandaris, murex trunculus, purpura haemastoma, purpura lapillus türündeki kabuklu deniz salyangozlarından zahmetli işlemler sonucu çıkarılan sıvılardan elde edilen rengin üretimi de kolay olmamıştır. Neredeyse ağırlığından daha fazla altına mal olmuştur. Bu nedenle de nadideliği tarih boyunca imparatorlukların rengi olmuş ve halk tarafından kullanımı yasaklanmıştır. Rengi bu denli meşhur kılan özelliği ise elde edilmesinin zahmetli ve masraflı olmasının yanında kalıcı olmasıdır. Boyanan kumaştan kolayca çıkmazken güneş ışığına maruz kaldıkça parlaklığının artması sebebiyle renge olan talep hiç azalmamıştır. Mor, uzun yıllar boyunca sadece kraliyet ailesinden kişilerin onurlarını, otoritelerini ve zenginliklerini yansıtmıştır.

Doğu Roma İmparatorları;kutsal renk olan moru giysilerinde, ayakkabılarında ve hatta odalarında sıklıkla kullanmışlardır. Mor, Doğu Roma'da öylesine önemli olmuş ki imparatorlar mor salonlarda tahta çıkar, öldükten sonra da mor lahitlere konulur, imparatoriçeler tümüyle mor renkte döşenmiş odada doğum yaparlarmış. Böylece kraliyet ailesine doğan çocuk, o anda morun yüce üstünlüğü ile tanışır ve bu ayrıcalığı yaşam boyu taşırmış. Konstantin Porphyrogenetos, ''mor odada doğan'' anlamına gelen adını gözlerini dünyaya açtığı anda kazanmıştır. 

Doğu Roma için morun kutsallığını İmparatoriçe Theodora tarafından söylenen sözlerle şahit olun. Tarihte Nika Ayaklanması olarak bilinen ve 532 yılında yaşanan ve ölümle moru bağdaştıracak bir efsane vardır. Denilen o ki, otuz bin kişinin katledildiği bu ayaklanma sırasında İmparator Jüstinyen ümitsizliğe kapılıp İstanbul'dan kaçıp gitmek isterken karısı Theodora tarafından şu sözlerle kalmaya ve savaşmaya ikna edilmiş: "Jüstinyen, gemilerin hazır, yeterince paran da var. İstersen Konstantinopolis'i terk edebilirsin. Ama ben hiçbir yere gitmiyorum. Benim inancıma göre erguvani imparatorluk pelerinini bir kez giyen bir daha çıkarmamalıdır; erguvan en soylu kefendir". Morlar içinde ölmenin istencinden olsa gerek Jüstinyen kararını değiştirmiş, gitmemiş ve ayaklanmayı bastırmıştır. 

Roma İmparatorluğunun yanı sıra İngiltere'de de mor renk kraliyet ailesini simgeler hale gelmiştir. 1533 -1603 yılları arasında İngiltere Kraliçesi olan I. Elizabeth, kendisi ve kraliyet ailesi dışında kalanların mor renkte giysiler giymelerini yasaklamış. 1547 yılında VIII. Henry tarafından vatana ihanetle suçlanan Surrey Kenti kontu Henry Howard'ın dosyasında sadece kraliyet ailesinin giyebileceği mor renkli elbiseler giydiği de varmış. Kısacası İngiltere'de de mor rengin ayrıcalığı hiç dinmemiş. 1558 -1603 yıllarında İngiltere tahtında oturan I. Elizabeth döneminde yarım kilo mor boyanın ederi 1,5 kilo altın kadarmış. Bu da mor renginin ne kadar kıymetli olduğunu ortaya koyan bir karşılaştırmadır. 

Morun genel kullanıma girmesi ve herkesin elde edebileceği bir renk haline gelmesi ise 19. yüzyılda İngiliz kimyager William Henry Perkin'in şans eseri sentetik mor rengi keşfetmesiyle mümkün olmuştur. 1851 yılında 13 yaşında bir İngiliz öğrenci olan William Henry Perkin “kömürden gaz elde edilip aydınlatmada kullanılabiliyorsa, başka şeyler de elde etmek mümkün olabilir” diye düşünüp deneyler yapmış ve mor rengi bulup salyangozların hayatını kurtaran kişi olmuştur. Geliştirdiği yöntemi seri üretime dönüştürmeye karar veren Perkin, kendi fabrikasını kurmuş ve mor renk üretimine başlamıştır. Perkin, mor renkli boyar maddeler grubuna movein adını vermiştir. Perkin'in buluşuyla birlikte mor renk de yavaş yavaş statü sembolü olmaktan çıkıp ve herkesin kullandığı bir renge dönüşmüştür. 

Statünün Solmayan Rengi: Mor

Haftalığın PeP'te!

İlk 15'e giren her içerik ile 100 TL kazan!

En popüler yazar sen ol!

Okunma puanını artır, kazan!

Liderlik Tablosu'na göz at!

Bu haftanın en çok okunanları.

E-bültenimize abone ol!

Haftanın en popüler içerikleri, en çok kazananlar ve staj haberleri bültenimizde.

Gizlilik Sözleşmesi'nde belirtilen hüküm ve koşulları kabul ediyorum.