Soğuk Savaş: Varşova Paktı ve Nato

Kültür ve Sanat - 20 Haziran, 2022 - Okuma Süresi: 5 Dk.

20 Haziran, 2022

Soğuk Savaş: Varşova Paktı ve Nato

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayan Soğuk Savaş Dönemi, dünya siyaseti açısından iki uç tarafı doğurdu: Sovyet Rusya önderliğinde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin imzalamış olduğu Varşova Paktı mı yoksa Amerika Birleşik Devletleri'nin öncülüğünde NATO mu? Gelin inceleyelim!

VARŞOVA PAKTI

Anadolu coğrafyasında Türk halkı cepheler kazanmak ve kurtuluşu sağlamak için savaşırken Anadolu'yu işgal eden bir diğer devlet ise Çarlık Rusya idi. Çarlık Rusya, Doğu Cephesi'nde Anadolu askerlerine karşı savaşlar kazanırken Moskova'da durum bunun tam tersine işlemekteydi. Halk savaşlar yüzünden artan vergilerden sıkılmış bir şekilde açlık ve sefalet ile boğuşmaktaydı. Halkın üst kesimleri ile alt kesimleri arasındaki fark uçurum niteliğindeydi. İşçiler, emekçiler, çalışanlar kısacası üst kademe bürokratlar hariç herkes açlıkla boğuşmaktaydı. Bunun üzerine Vladimir Lenin önderliğinde Rusça'da çoğunluktan yana anlamına gelen Bolşevik İhtilali gerçekleştirildi. Halk tam anlamıyla bir isyana geçti ve devlet organlarını birer birer kaldırıp devlet dairelerini harebeye çevirdi. Yine Lenin önderliğinde sosyalist bir yönetim şeklini savunan komünist bir parti kuruldu. Partinin genel sekreterliğini ise Josef Stalin yapmaktaydı. İktidarı ele geçiren bu parti ülke içerisinde tam bir reform sürecine girdi. Sanayi, tarım, eğitim, kültür, bilim ve sanat kısaca her alanda bir reformlaşma süreci başladı. Bu süreç devam ederken Vladimir Lenin öldü ve her ne kadar Lenin'in ölmeden önce Stalin'den uzak durulması gerektiğini söylediği rivayet edilse de Josef Stalin iktidarı ele geçirdi. İşler tam bu noktada değişmeye başladı. Josef Stalin, kendi bloğunun menfaati için elinden gelen her şeyi yapan diktatör bir liderdi. 1939 yılında İkinci Dünya Savaşı patlak verdi ve Josef Stalin kendine bir misyon yükledi. Bu misyon neticesinde önce Almanya, Moskova'ya kadar ilerledi ancak Stalin tam bir silah reformu ile Avrupalı ülkeleri bir bir ele geçirerek Berlin'i harebeye çevirdi. İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde ise silahlı savaşlar değil, ideolojik savaşlar boy göstermeye başladı. Önce SSCB ile sınırı olan Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa ülkeleri tam anlamıyla ilhak edildi. Ardından sınır çevresinde bulunmayan ülkelere ise komünist ideoloji sokulmaya başlandı. Almanya doğu ve batı olarak ikiye bölündü. Avrupa ülkelerinin yarısında meşru idarenin komünist partiler olması sağlandı. Afganistan, Pakistan gibi ülkelere bile komünist siyaset sokuldu. Hatta Amerika kıyısındaki Küba bile komünist idareyi seçti. Ancak işler istendiği gibi gitmemeye başladı ve bu siyaset ve ideolojik görüş tam anlamıyla hezeyana uğradı. Bu siyasetin karşısında durmaya başlayan NATO ve Amerika'ya karşı sekiz sosyalist cumhuriyet bir araya geldi ve yardım ve dayanışma anlaşması olan Varşova Paktı'nı imzaladı. Ancak bu paktın amacını tam anlamıyla anlamak için NATO'yu incelememiz gerekir. Gelin hep beraber bakalım.

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)

İkinci Dünya Savaşı'ndan çıkan Amerika; İtalya, Almanya ve SSCB krizlerini engellemek ve bu ülkeleri kendi bloğundan uzak tutmak amacıyla kolları sıvamaya başladı. Özellikle Stalin'in Berlin'e kadar ilerleyebilmesi tam bir kargaşaya yol açtı. Bunun neticesinde Amerika, Sovyet Rusya'nın savunduğu sosyalist, komünist görüşün tam tersine bir görüş ileri sürdü ve Sovyetler'in karşısında durdu. Amerika ekonomik yönden güçlü olmanın verdiği duruşla beraber komünist partilerin ya da kişilerin iktidar olduğu devletlere para ve silah yardımı yapmaya başladı. Almanya'nın doğusu komünist bir tutum sergilerken batısı Amerikancı bir tutum sergilemeye başladı. Kore, Güney ve Kuzey olarak ikiye bölündü. Kuzey tarafı SSCB'yi desteklerken Güney tarafı ise Amerika'yı desteklemeye başladı. Afganistan'da başlayan Sovyet işgali neticesinde Amerika yine silah yardımı gönderdi ve örgütler kurdurttu. Ancak Amerika'nın, Sovyetler Afganistan'dan çıktıktan sonraki yanlış tutumunu eklemeden geçmememiz gerekir. Ayrıca Türkiye dahil birçok Avrupa ülkesine para yardımlarında bulunuldu. Amerika; kendi bloğunun karşısında diğer tüm devletleri etkisi altına almış bir devlet, bir yapı, bir organ istemediği için bu yardımları olabildiğince gönderdi. Ancak beklenmedik bir şekilde Amerika kıyılarındaki Küba'da devrim yaşandı. Bunun üzerine Küba üzerinden de bir süre çıkar çatışmaları yönetildi. Ancak Amerika her ne kadar yardımlar yapıp Sovyetlerin ileri sürdüğü komünist görüşe karşı diğer devletleri etkisi altına almaya çalışsa da bu ona tam bir meşruluk sağlamıyordu. O ülkelerin içerisine girip askeri binalar açması, füze rampaları kurması, ekonomik müdahalelerde bulunması kısaca iç işlerine tam anlamıyla karışıp Sovyetlere karşı tam bir cephe alması ve bu cephe alma sırasında da menfaatini koruması gerekiyordu. Bu meşruluğu sağlamak amacıyla 1949 yılında NATO kuruldu.

Soğuk Savaş: Varşova Paktı ve Nato

Haftalığın PeP'te!

İlk 15'e giren her içerik ile 100 TL kazan!

En popüler yazar sen ol!

Okunma puanını artır, kazan!

Liderlik Tablosu'na göz at!

Bu haftanın en çok okunanları.

E-bültenimize abone ol!

Haftanın en popüler içerikleri, en çok kazananlar ve staj haberleri bültenimizde.

Gizlilik Sözleşmesi'nde belirtilen hüküm ve koşulları kabul ediyorum.