Fahir Armaoğlu: Türk Siyasi Tarihi

Kitap - 18 Eylül, 2023 - Okuma Süresi: 5 Dk.

18 Eylül, 2023

Fahir Armaoğlu: Türk Siyasi Tarihi

Bu yazımda Fahir Armaoğlu'nun yakın tarihe ışık tutan muazzam eseri "Türk Siyasi Tarihi" kitabını inceleyeceğim. Osmanlı Devleti'nin mirasından On iki Ada meselesine kadar birçok noktayı ele alacağım. Detaylar yazımda!

Eser, "Türk Siyasi Tarihi" şeklinde kapsayıcı bir isme sahip olmasına rağmen kitabın içeriği çok daha kısıtlıdır. Türkiye'de siyasi tarih dendiği zaman akıllara gelen önemli isimlerden biri olan Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, kitaba öncelikle Osmanlı mirası ile başlar. Bu büyük imparatorluğun mirasını ele aldıktan sonra bu mirasın yok olmaması için çaba gösteren kahraman Türk halkının Milli Mücadele yıllarını anlatır. Özellikle İstanbul'un işgali ve On İki Ada meselesi üstünde durur. Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar tartışma konusu olarak kendini gösteren laiklik üzerinde de özellikle durur ve bu konuya büyük bir alan ayırır. Hilafeti dış ülkeler bağlamında ele alır ve Türk - Amerikan okulları krizine dahi değinir. Kitabın son bölümünde ise günümüzde de devam eden Kıbrıs meselesini ele alır. 1955-56 yıllarındaki durumu, Türk hükümetinin tavrını belgelerle izah eder. Son olarak ise Rauf Denktaş ile yapmış olduğu özel röportajı paylaşır ve kitabına son verir. Ben de kitabın içerisinde bulunan ve önemli gördüğüm üç başlığı ele alacağım.

Fahir Armaoğlu: Türk Siyasi Tarihi

İstanbul'un İşgali

Üç müttefik yüksek komiseri 15 Mart günü son toplantılarını yaparlar. İstanbul'un 16 Mart 1920 sabahı saat 10'dan itibaren işgaline karar verirler. Müttefik askeri makamları işgalin gerektirdiği bütün tedbirlerin aceleyle alınmasına karar verirler. Bu tedbirler, deniz ve kara nezaretlerinin işgali ile birlikte her türlü iletişimin kontrol altına alınmasıdır. Posta, telgraf ve telefon hizmetlerinin polisin sıkı kontrolünde ve kamu düzeninin gerektirdiği bütün kurallara dayanarak işlemesine kanaat getirirler. 16 Mart sabahı, İngiliz Yüksek Komiserliği'nden Mr. Ryan, saat 9.40'ta sadrazamı ziyaret eder. İşgali ve gerekçesini içeren belgeyi kendisine verir. Bu belgede üç müttefikin de imzası bulunmaktadır. Bu belgede Osmanlı Hükümeti özellikle Kilikya olmak üzere çeşitli yerlerde meydana gelen olaylardan sorumlu olan Mustafa Kemal Paşa ve sözde diğer milliyetçi liderler ile ilişkisini derhal kesecektir yazmaktadır.

Eğer bu çeşit olayların engellenmesi için Osmanlı Hükümeti herhangi bir çaba göstermezse veya yaşanmasına engel olmazsa bu işgalin seyri daha da sertleşecektir şeklinde bir cümle de bulunmaktadır. Ayrıca bu işgalin Barış Antlaşması gerçekleşene kadar devam edeceğine dair kesin söylemler de bulunmaktadır. Müttefikler tarafından gönderilen bu belge, o zaman bile Mustafa Kemal Paşa'nın işgalci devletler tarafından ne kadar önemli görüldüğüne dair açık bir kanıttır. 16 Mart 1920 sabahı yayınlanan bildiriye göre işgal geçicidir, padişahlığa yönelik herhangi bir saldırı yoktur. Ayrıca İtilaf Devletleri, Türklerin elinden İstanbul'u almayı da düşünmemektedirler. Fakat eğer geniş çaplı karışıklıklar ve katliamlar kendini gösterirse bu durum muhtemelen değişecektir.

Askersiz On İki Ada

Yunanistan, İtalya, Türkiye ve İngiltere hükümetleri kendi ülkelerinin menfaatleri doğrultusunda karar verirler. Bu kararlarını Hukuk ve Redaksiyon Komisyonu'na havale ederler. Komisyon ise iki paragraf şeklinde barış antlaşması tasarısının 12. maddesini kendilerine iletir. İkinci paragrafa göre İngiliz askeri üç ay içinde bu adalardan çekilecektir. Ancak önemli olan paragraf birinci paragraftır. Bu paragrafa göre İtalya, On İki Ada bölgesi üzerindeki tüm egemenliğini Yunanistan'a devreder. Bu adalar askersiz hâle getirilecek ve öyle kalacaktır. Bu paragraftaki en önemli kısım "ve öyle kalacaktır" kısmıdır. Nitekim bu cümle Yunanistan'ı bu konuda kımıldayamaz hale getirmektedir.

Çanakkale Savaşları ve Hilafet Sorunu

1. Dünya Savaşı'nın başlaması ile beraber halifelik büyük bir tehlikeye girmiştir. Nitekim İslam dünyasında halifenin asla esir düşmemesi veya zor durumda kalmamasına yönelik çalışmalar ve görüşler bulunmaktadır. İngiltere gibi zamanın en güçlü ve en önemli devletinin İstanbul'u ele geçirmek amacıyla Çanakkale'yi zorlaması ve bunun sonucunda Araplar tarafından Çanakkale ele geçirildiği takdirde halifenin esir düşeceği veya öldürüleceğine dair büyük korkuların oluşması sonucunda kargaşa baş göstermiştir. Halife ölmek yerine İstanbul'dan kaçsa dahi bu durum halifenin eski etkinliğinin ve gücünün kalmadığına dair kesin kanıt oluşturacaktır. Bu nedenle Arap dünyasında halife olmak isteyenler yavaş yavaş kendini gösterir hale gelir. Bunların başında da Mekke Şerifi Hüseyin gelmektedir.

Sonuç olarak Fahir Armaoğlu yazmış olduğu "Türk Siyasi Tarihi" kitabında Osmanlı'nın son dönemlerinden Kıbrıs meselesine kadar birçok konuya değinmiştir. Bu konulara değinirken akademik ve okuyucuyu doyurucu bir kaygı gütmüştür. Konuların yoğunluğu bakımından ağır bir eser olsa da sahip olunan ifade tarzının yalınlığı sayesinde keyifli bir okuma sunmaktadır.

Haftalığın PeP'te!

İlk 15'a giren her içerik ile 200 TL kazan!

En popüler yazar sen ol!

Okunma puanını artır, kazan!

Liderlik Tablosu'na göz at!

Bu haftanın en çok okunanları.

E-bültenimize abone ol!

Haftanın en popüler içerikleri, en çok kazananlar ve staj haberleri bültenimizde.

Gizlilik Sözleşmesi'nde belirtilen hüküm ve koşulları kabul ediyorum.