Hayatımızdaki Büyük Tehlike: Antibiyotik

Bilim ve Teknoloji - 22 Kasım, 2021 - Okuma Süresi: 6 Dk.

22 Kasım, 2021

Hayatımızdaki Büyük Tehlike: Antibiyotik

Hastalandığımızda bizi çabucak yataktan kaldıracağına inandığımız antibiyotikleri hepimiz biliyoruz. Ancak bilinenin aksine bilinçsizce kullanılan antibiyotikler sağlığımız için tehlike arz ediyor. Gelin antibiyotikler hakkında her şeyi bu yazımızda öğrenelim!

Antibiyotik nedir? 

Antibiyotik, bitkisel ya da hayvansal kaynaklı olabilen, çoğunlukla küf mantarlarından elde edilen bakterilere karşı kullanılan ilaçlara verilen genel addır. 

Antibiyotik ilk kez ne zaman bulundu? 

Enfeksiyon hastalıkları konusunda son derece ünlü bilim insanı Alexander Flaming, 1928 yılında hepimizin de hayatında en azından bir kez kullandığı veya duyduğu penisilini üretti ve antibiyotik çağını başlattı. 

Antibiyotikler niçin kullanılır? 

Antibiyotik kelime anlamı olarak aslında "yaşam karşıtı" demektir. Vücudumuzda enfeksiyon yapan bakteri, mantar, parazit (virüs hariç) gibi mikroorganizmaları öldürmek için kullanılır. 

Antibiyotiklerin zararları nelerdir? 

Vücudumuzda sadece zararlı, hastalık yapıcı veya insan hayatını tehlikeye atan bakteriler yaşamaz. Vücudumuzda flora dediğimiz sindirim yollarında (ağız, yutak, yemek borusu, ince ve kalın bağırsak) ve özellikle bağırsaklarda yaşayan milyonlarca bakteri vardır ve bu bakteriler insan hayatı için son derece önemli görevleri yürütürler. En basitinden, fen ve teknoloji ya da biyoloji derslerinden hatırladığımız üzere kalın bağırsaklarımızdaki bakteriler E ve K vitamini üretmektedir.

Antibiyotikler, bakteri ayırt etmezler. Zararlı bakterileri öldürdüğü gibi insan florasında yaşayan yararlı bakterileri de öldürürler. Bu durum özellikle çocuklarda çok zararlı olmakla birlikte şu sıkıntılara yol açıyor:

1. Bağışıklık sistemi zayıflıyor.
2. Çeşitli alerjiler ortaya çıkıyor.
3. Obeziteyi arttırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
4. Karaciğer ve böbrek yetmezliğine sebep oluyor.

Bu tarz sıkıntıların sebebi ise antibiyotiklerin çok yanlış, düzensiz ve doktor kontrolünde olmadan kulaktan duyma biçimde kullanılmasıdır. Bu tarz yanlışlıklar, antibiyotik direnci dediğimiz ve günümüz enfeksiyon hastalıklarının baş belası haline gelmiş bir durumu ortaya çıkarıyor. 

Hayatımızdaki Büyük Tehlike: Antibiyotik

Peki nedir bu antibiyotik direnci?

Penisilin, ilk ortaya çıktığında çağın buluşu olmuştur ve binlerce hastanın hayatını kolaylaştırmıştır. Hatta insan hayatına o kadar pratik ve güzel işlemiştir ki, o dönemin bilim insanları ve enfeksiyon hastalıklarında görev yapan doktorlar şu sözü sarf etmişlerdir: Enfeksiyon hastalıkları devri sona erdi.

Ne yazık ki yaklaşık 14 sene sonra ilk penisilin direnci oluşmuştur ve böylece enfeksiyon hastalıkları devri sona erdiği yerden tekrar başlamıştır. Penisilinin işe yaramadığı bakterilerle enfekte hastaların sayısı artınca yeni ve farklı antibiyotik geliştirme yoluna gidilmiştir. Farklı ilaç geliştirmenin de temel mekanizması aslında eskisini kopyalamak ve onun üzerine birtakım maddeler koyarak daha kuvvetli hale getirmektir. Bu şekilde onlarca antibiyotik üretilmiştir ve direnç gelişene kadar hepsi de son derece etkili görevler yapmışlardır.

Özellikle son zamanlarda geniş spektrumlu dediğimiz son derece kuvvetli, aynı zamanda da son derece tahriş edici (bağırsak florası için) antibiyotikler dahi üretilmiştir. Fakat acı bir gerçek var ki günümüzde geniş spektrumlu en güçlü antibiyotiklerin bile fayda edemediği bakteriler vardır. 

Bunun sebebi nedir, antibiyotik direnci neden bu kadar içinden çıkılmaz bir hal aldı, ülkemizde antibiyotik direnci ne durumda? 

Doktor kontrolünden bağımsız bir biçimde kulaktan duyma ve kontrolsüzce antibiyotik kullanımı, gerek insan sağlığına verdiği zarar konusunda gerekse bakterilerin direnç kazanması konusunda çok büyük sıkıntılara götürecek bir yola girmiştir. Ülkemizde bu durum diğer ülkelere göre son derece olumsuz bir durum içerisindedir. 2013 verilerine göre Türkiye'nin dünya ortalamasından 3 kat fazla antibiyotik kullandığı görülüyor. 2015 yılındaki verilere göre ise Türkiye şu anda Avrupa kıtasında en çok antibiyotik kullanan ülkedir. Günümüzde her gün 1000 kişiden 50'si antibiyotik kullanmaktadır. Dolayısıyla ülkemiz maalesef antibiyotik direnci konusunda büyük problemler yaşamaktadır. 

Hayatımızdaki Büyük Tehlike: Antibiyotik

Bunun çözümü yok mudur, her direnç geliştiğinde yeni bir ilaç üretsek olmaz mı? 

Şu an geliştirilen geniş spektrumlu antibiyotiklerin üzerine ilaç geliştirmek çok zor bir hal aldı. Çünkü bu kadar kuvvetli ve tahriş edici ilaçların daha kuvvetlisini üretmek hem insan sağlığına vereceği zararlar bakımından hem de maliyet ve olası doğacak olumsuz sonuçlar bakımından işleri daha da zorlaştırıyor. Ortalama bir ilacı piyasaya sürmenin maliyeti 1.3 milyar doları buluyor. Bu yüzden firmalar, yeni ilaç geliştirmek yerine eskisi üzerine revizede bulunuyor veya piyasada var olan antibiyotikleri kopyalayıp içindeki etken madde miktarıyla oynayarak farklı isimde yeni ilaçlar üretiyor. Bu yüzden yeni dirençli bakterileri öldürecek antibiyotik üretmek şu an için çalışma aşamasında devam ediyor.

Son dönemlerde hastanede kapılan bakteriyel enfeksiyonların sonuçları çok korku verici hale gelmiştir. Kullanılacak antibiyotiğin olmaması, kullanılsa bile fayda etmemesi işleri çok zorlaştırmış ve ülkelere artık tedbirin zorunlu hale geldiğini bildirmiştir. Bunun sonucunda ülkemizde reçetesiz antibiyotik ilaç alımı sonlandı. Artık eczaneden antibiyotik alacakken doktor reçetesi isteniyor. Doktorlara seminerler veriliyor ve doktorların hastalığın teşhisini detaylı olarak yaptıktan sonra antibiyotik yazmaları tavsiye ediliyor, geniş spektrumlu (çok güçlü ve etkili) antibiyotiklerin kesin çözüm niteliğinde hastaya verilmemesi gerektiği ve bunların önemi anlatılıyor. Antibiyotik direnci konusunda reklamlar veriliyor, hastanelerde bilgilendirici afişler hazırlanıyor. 

Kısacası artık antibiyotikler ağır hastalıklarda veriliyor ve hafif atlatılan hastalıklarda antibiyotiğe gerek duyulmadan başka tedavi yöntemleri izleniyor. Bu kapsam, ülkemizde ve dünyada ileride çok daha büyük sorunlara yol açacak gibi gözüküyor ancak bu direncin kırılması ve ilaç kullanımı konusunda bilinçlenmemiz mümkün.
Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Haftalığın PeP'te!

10'a giren her içerik ile 100 TL kazan!

En popüler yazar sen ol!

Okunma puanını artır, kazan!

Liderlik Tablosu'na göz at!

Bu haftanın en çok okunanları.

E-bültenimize abone ol!

Haftanın en popüler içerikleri, en çok kazananlar ve staj haberleri bültenimizde.

Gizlilik Sözleşmesi'nde belirtilen hüküm ve koşulları kabul ediyorum.