Yok artık dedirtecek deneyler

PSİKOLOJİ

Yazar: Kampüste Ne Var?

Psikoloji, özel alanlara sahip derin ve geniş bir bölümdür. Bu küçük alanda uzmanlaşmış psikologlar zaman içerisinde kuram ve hipotezleri ispatlamak veya reddetmek için tasarlanmış araştırma çalışmaları ile psikoloji alanını güçlendirip genişletmişlerdir. Psikolojinin her alanında yapılmış ele avuca sığmayan binlerce araştırma ve deneyler bulunmaktadır. Bunlardan bazıları, ahlaki ve pratik yönergelerin sınırları dahilinde yürütülmüştür. Bazıları ise alanın sınırlarını zorlayıp günümüze kadar devam eden tartışmalara neden olmuştur. Bazıları da gerçek psikolojik deneyler olarak tasarlanmamasına rağmen kuramları ispatlamak ya da kınamak için yapılmıştır.

Bugünün psikoloji öğrencilerine hâlâ öğretilen 10 en etkili psikolojik deneyin bir listesini sizin için derledik. Keyifli okumalar.

1. Sınıflandırılmış Sınıf Deneyi


Deney Ayrıntıları: Jane Elliott'un ünlü deneyi Dr. Martin Luther King Jr.'nin ırkçılığa karşı verdiği mücadeleden ve “I have a dream” konuşmasından ilham alınarak esinlenmiştir. Üçüncü sınıf öğretmeni, Kafkas öğrencilerinin ırkçılığın ve önyargının etkilerini anlamalarına yardımcı olmak için bir deney geliştirdi.

Elliott sınıfını mavi gözlü öğrenciler ve kahverengi gözlü öğrenciler olarak iki gruba ayırdı. İlk gün, mavi gözlü grubu üstün grup olarak belirtti ve bu noktadan sonra kahverengi gözlü çocukları azınlık grubunu temsil etmek üzere ayırdı. Mavi gözlü öğrencileri zeki ve seçilmiş hissi vererek özel ayrıcalıklara sahip izlenimi verdi. Grupları etkileşime sokmayı engelledi, mavi gözlü öğrencilerin diğer gruptaki öğrencilere karşı olumsuz özelliklerini ve pasif taraflarını vurgulamaya özendirdi. Bu deneyin gösterdiği, çocukların davranışlarının neredeyse anında değiştiği yönündeydi. Mavi gözlü öğrencilerin grubu daha iyi akademik performans gösterdi ve hatta kahverengi gözlü sınıf arkadaşlarına zorbalık yapmaya başladı. Kahverengi gözlü grubun kendine güveni azaldı ve akademik performansları gittikçe kötüleşmeye başladı. Ertesi gün, iki grubun rollerini değiştirdi ve mavi gözlü öğrenciler azınlık grubuna dönüştü.

Deney sonunda, çocuklar çok sevindiler; birbirlerine sarıldılar ve insanlara dış görünüşlere dayalı olarak yargılanmamaları konusunda anlaştılar. Bu deney, o zamandan beri benzer sonuçlarla defalarca tekrar edilmiştir. 

Daha detaylı incelemek isterseniz eğer, deney içerisinde diyaloglara ve daha detaylı bilgilere bu yabancı kaynaktan ulaşabilirsiniz: http://www.pbs.org/wgbh/pages/frontline/shows/divided/etc/script.html


2. Asch Uyum Çalışması

1951'de Swarthmore College'da Yapılan Çalışma

Deney Ayrıntıları: Dr. Solomon Asch, bir insanın baskı altında karar vermeye çalışırken diğer insanlara uyma olasılığını değerlendirmek için tasarlanmış çığır açan bir araştırma yaptı. 

Bir grup katılımcıya, çeşitli uzunluklarda çizgiler içeren resimler gösterildi ve daha sonra basit bir soru soruldu: Hangi satır en uzun?

Bu çalışmanın zor kısmı, her grupta yalnızca bir kişinin gerçek katılımcı olmasıydı. Diğerleri senaryoya uyması gereken oyunculardı. Oyunculara yanlış cevap vermelerine dair talimatlar verildi. Garip bir şekilde, katılımcı doğru cevabı bilmesine rağmen diğerlerin verdiği yanlış cevaba katılıp yanlış cevap veriyordu.

Bu çalışmanın sonuçlarında önemli olan, bir gruba dahil olan bireyler arasındaki sosyal etkileşimleri incelemesiydi. Bu çalışma, çoğumuzun bir grubun standardına uyma tezahüratının ünlü bir örneğidir ve insanların genellikle haklı olmaktan çok, başkaları ile aynı olmaya daha önem verdiklerini gösteriyor.

3.Küçük Albert Deneyi

John B. Watson ve Rosalie Rayner

Johns Hopkins Üniversitesi'nde 1920'de Yapılan Çalışma

Deney Ayrıntıları: Little Albert deneyinin, tüm zamanların en etik olmayan psikolojik deneyleri arasında bulunduğu düşünülmektedir. Deney Johns Hopkins Üniversitesi'nden John Watson ve Rosalie Rayner tarafından 1920'de gerçekleştirildi. Hipotez, bir dizi eşleşme yoluyla, dokuz aylık bir çocuğun irrasyonel bir korku kazandırmayı sağlamaktı.


Deney, başlangıcında minik bebeğe sırasıyla beyaz bir fare, tavşan, yanan kağıt parçaları, peluş bebekler, maske gibi ilk kez karşılaşabileceği nesneler ve durumlar gösterilir. Amaç bu nesnelere karşı tepkisiz olup olmadığını ölçmektir. Daha sonra hayvandan korkmayan bebeğin önüne beyaz bir fare yerleştirerek başlanır. Deney için oluşturulmuş bu odada sadece Küçük Albert ve beyaz fare vardır. Albert fareden korkmamış tersine onu çok sevip dokunmaya ve gülmeye başlamıştır. Korku yaratmak için Albert her fareye dokunduğunda çekiçle ve demir çubukla korkutucu bir ses çıkarmışlardır. Bu korkutucu sesi Albert fareye her dokunduğunda tekrarlamışlardır. Geçen birkaç günün sonunda Albert fareyi her dokuduğunda korku tepkimesi vermiştir. Albert sadece fareden değil tüylü her nesneden korkmaya başlamıştır. Ivan Pavlov’dan etkilenen bu deneyde klasik koşullanmanın insan üzerinde de çalıştığını kanıtladı. Bu bulgunun sahip olduğu en önemli etkilerden biri, yetişkinlerin korkularının genellikle erken çocukluk tecrübelerine bağlı olmasıdır. 

4. Görünmez Goril Deneyi

Daniel Simons ve Christopher Chabris

Harvard Üniversitesi'nde 1999'da Yapılan Deney

Deneyde katılanlardan bir video izlemeleri ve beyaz tişörtlü basketbol oyuncuları arasında kaç pas yapıldığını saymaları istendi. Video ortalama bir hızda hareket ediyor ve pasları takip etmek nispeten kolay bir iş değil. Çoğu insan sayım sırasında fark etmese de testin ortasında goril kostümü giymiş bir adam, oyuncuların arasına giriyor ve ekran dışına çıkmadan önce ekranın tam ortasında biraz kalıyor.

Deneye katılanlarının çoğu gorili hiç fark etmediğini söyledi. İnsanların görev esnasında odağını sadece onlara verilen görev üzerinde arttırdığı gözlemlendi. Bu deneyde de gördüğümüz gibi katılımcı algısını sadece göreve odaklayarak video üzerinde cevap için alması gereken bilgileri toplayarak, seçicilik yapıyor olmasıdır.

5.Stanford Hapishanesi Deneyi

Stanford Üniversitesi'nde 1971'de Yapılan Çalışma


Deney Ayrıntıları: Psikoloji alanında en çok adından söz ettiren deneylerden biri, Stanford Hapishane deneyinde psikoloji profesörü Philip Zimbardo'nun dikkat çekici bir durumdaki rol varsayımını incelemek üzere yola çıktığı bir deneydir.

1971 yılında Philip Zimbardo isimli bir sosyal psikolog, insanların sosyal rollere nasıl tepki verdiğine dair bir deney düzenleme kararı aldı ve Stanford Üniversitesi'nin Psikoloji Departmanı'nın bodrum katına inşa edilen sahte bir hapishanede, gardiyanlar ve mahkumlar olarak davranmalarını sağlayacak şekilde, 2 hafta sürecek olan deneyi için 24 kişiden oluşan bir grup erkek üniversite öğrencisini deneyinde kullandı. Fakat Zimbardo deneklerine hangi role sahip olacaklarını, onların haberi olmaksızın belirledi. Deneklere, önceden bunun 2 haftalık bir deney olacağı, bir hapishanenin taklit edileceği ve gün başına 85 dolar alacakları bildirildi.

Deneyin başlangıcından birkaç gün sonra, gardiyan rolündeki öğrencilerin sözlü olarak mahkûmlara karşı rahatsız edici davranışlarda bulundu. Mahkumların birçoğu gardiyan görevindeki deneklere karşı itaatkâr davranışlar göstermeye başladı. Yine de bu mahkumlar arasında normal hayatta aynı statüde olduklarını bilmelerine rağmen deneyin etkilerinden dolayı bu gardiyanlara karşı isyancı eylemlerde bulunan öğrenciler de vardı. Mahkumlar ve gardiyanlar arasında şiddet içeren ve psikolojik açıdan bozulmuş davranışlarından dolayı bu deney yarıda kesildi.

Deney etik açıdan uygun yapılmış olsa bile, birçok psikolog bulguların insan davranışının bulunduğu durumunu ne kadar çok gösterdiğine ve koşulların etkisiyle insanların bazı rollere uyacağına inandılar. Deneyin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. (http://www.evrimagaci.org/fotograf/73/3209)


Kaynak: onlinepsychologydegree