Türkiye’de Hiç Tanınmayan Ama Avrupa’da Fenomen Olan Müzisyen: Mustafa Özkent

KÜLTÜR VE SANAT

Yazar: Kampüste Ne Var?

Michael Jackson ile birlikte üç yıl boyunca çok satanlar listesinde yer alan, şarkıları Amerikan film yapımcıları tarafından jenerik müziği yapılmak istenen, Amerika ve Avrupa’da milyonlarca dinleyicisi olmasına rağmen ülkemizde hiç tanınmayan bir yabancıyla tanıştırmak istiyoruz sizi: Mustafa Özkent. Veya nam-ı diğer Anadolu Pop’unun Dr. Frankenstein’ı.

60 yıla dayanan bir müzik serüveni

Mustafa Özkent, ilk albümü “Gençlik ile El Ele”yi 1973 yılında kaydediyor. Albümün isim hikayesi de orkestrada 19 yaşından büyük kimse olmamasından geliyor. Anadolu funk akımının ilk örneklerinden biri niteliğinde bu albüm. Geleneksel türküleri caz, blues, latin ve rock ezgileri ile harmanlayarak gerçekten zamanın ötesinde eserler ortaya koyuyor. Ancak o yıllarda hak ettiği başarıyı yakalayamıyor ve albüm unutulup gidiyor. Hatta öyle ki bu albümün varlığını Mustafa Özkent bile unutuyor.

Albümün ve unutuluşunun ardından Mustafa Özkent albüm yapma işine uzun bir süre girmiyor. Bu arada başka müzisyenlere aranjörlük ve prodüktörlük yapıyor. Ta ki 2006 yılında bir İngiliz yapım şirketi tarafından “Gençlik ile El Ele” albümünü yayımlama teklifi gelene kadar. Verdiği bir röportajda gelen teklife verdiği tepkiyi şöyle anlatıyor: 

“Benim bir sürü yapımım var. O da o arşivde duran bir longplay’di. Çaldım, ‘Aa bunu ben mi yapmışım" 

Yaptığı o kadar çok iş varmış ki o zamana kadar. Bu albüm de rafta kalkan unutulmaya yüz tutmuş parçalardan biriymiş. İngiliz yapım şirketi internet üzerinden keşfettiğini söylediğinde oldukça şaşırmış Mustafa Özkent. 

Neyse ki teklifi kabul ediyor ve albüm 2007 yılında tekrar piyasaya sürülüyor. İlk basımının ardından çok iyi satışlar yapıyor, ancak 5. yıla girildiğinde satışlar düşmeye başlayınca Mustafa Özkent kontratı yenilemiyor.


Michael Jackson'la birlikte 3 yıl üst üste çok satanlar listesinde

Ardından 2005 yılında Amerikalı bir yapım şirketinden teklif geliyor. Mustafa Özkent’in müziği tüm Amerika’da da hızla yayılıyor. Böylece Türkiye’nin bihaber olduğu bu isim dünyanın geri kalanında büyük bir dinleyici kitlesi yakalıyor. 


Belçika Orkestrası ile konserler veriyor

Albümlerin ardından birçok konser teklifi de alıyor. Önceleri grubunun dağılmış olması nedeniyle pek sıcak bakmadığını öğreniyoruz kendisinden. Ancak orkestra ile sahne alma teklifi gelince kabul ediyor. Avrupa ve Amerika’da birçok büyük festivalde de sahne alıyor. 

Mustafa Özkent, “Rüya gibi. 1973’te kimse ile el ele olamadım. Şimdi gençlerle ve genç kalanlarla el eleyim,” diyor.

Türkiye’deki ilk konserini ise 2016 yılında veriyor. Geç de olsa yaşanmış bir buluşma diye tarif ediyor bu ilk konseri. İlk konserin ardından 2017 ve 2018 yıllarında da konserler veriyor ülkemizde. Artık ülkemizde de onu anlayan insanların çoğaldığı bir dönemi yaşıyor. Biz de böylece her açıdan zamanın çok ötesinde bir müzisyeni tanımış oluyoruz.

Kaynak: Kampüste Ne Var