Türkiye tarihinin en büyük girişimcilerinden biri; Nuri Demirağ

HABERLER, KARİYER, KÜLTÜR VE SANAT

Yazar: Hilal Özdemir

1886 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğar

 

3 yaşında babasını kaybeden Nuri Demirağ, geçim sıkıntıları dolayısıyla iş hayatına erken yaşta atılmak zorunda kalır. 17 yaşında Ziraat Bankası’nın açtığı sınava girer ve sınavı kazanır. Ziraat Bankası Kangal Şubesi'nde ilk memuriyetine başlar. Daha sonra, Maliye Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanır ve İstanbul’a gelir. İstanbul’un işgali sırasında azınlıkların ve yabancıların davranışları onu rahatsız eder ve “bu noktadan sonra artık memurluk yapamam” deyip ticari hayata adımı atar.


 

Türkiye’nin ilk sigara kağıdı

 

 

“Türk Zaferi” adını verdiği sigara kağıtlarının imalatına başlayan Demirağ aynı zamanda Türkiye’nin ilk sigara kağıdınının üreticisi olur. Bu ismi vermesinin tek nedeni ise kendi malımızı üretmemiz gerektiğine inanmasıdır.


 

Fransız şirketinin bıraktığı demiryolu işini üstlenir

 

 

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti ulaşım sorununa demiryolları ile el atar ve demir yollarını en kısa zamanda genişletmek ister. 1926’da Samsun-Sivas demiryolunu üstlenen Fransız şirketi işi bırakınca, Nuri Demirağ tapu dairesinde mühendis olan kardeşi Abdurrahman Naci Bey’i istifa ettirip demiryolu işine ortak eder.

Böylelikle, Nuri Demirağ Türkiye’nin ilk demiryolu müteahhidi olur. Abdurrahman Naci Bey ile çalışarak Samsun- Erzurum, Sivas-Erzurum ve Afyon-Dinar demiryolu hatlarını inşa ederler. Mustafa Kemal Atatürk, onlara bu başarılarından dolayı Soyadı Kanunu'nun da gelmesiyle ile birlikte “Demirağ” soyadını verir. 

 


 

Nuri Demirağ’ın diğer projeleri

 

 

Nuri Demirağ demiryolu yapımları ile birlikte büyük inşaat projelerine de el atar. Karabük Demir Çelik, İzmit Selüloz, Bursa Merinos Tesisleri, Eceabat Havalimanı ve Haliç kıyısındaki İstanbul Hal Binası’nı inşa eder. Ayrıca 1933’te Keban Barajı Projesini dile getirir ama onu dinleyen olmaz. Keban Barajı Projesi'nin hayata geçmesi Demirağ bunu dile getirdikten tam 33 yıl sonra gerçekleşir.

 

 

Ayrıca Demirağ, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayacak bir boğaz köprüsü yapmak ister. Yurtdışından uzmanlar getirerek incelemeler yaptırır. San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü ile aynı sistemde bir köprü yapmayı tasarlar ve Golden Gate Köprüsünü yapan firma ile anlaşır. 1934’te bu projesini hükümete götürür, Atatürk projeyi çok beğense de proje hükümet tarafından onay alamaz. Projenin hayata geçmemesi Demirağ’da büyük hayal kırıklığı yaratır. Proje, Nuri Demirağ’ın dile getirişinden 41 yıl sonra hayata geçirilir.


 

Türkiye’nin ilk uçak fabrikası

O yıllarda, ordunun uçak ihtiyacı halktan ve zengin iş adamlarından gelen bağışlar ve yardımlarla karşılanıyordu. Devrin zengin iş adamı Nuri Demirağ’a bu bağış kampanyasına katılması istenildiğinde o şu sözleri ile karşılık verir:

Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Madem ki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.

 

Fabrikayı memleketi Divriği’de kurmayı planlar ama öncesinde İstanbul’da bir deneme atölyesi kurmaya karar verir. Beşiktaş’ta Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi'ndeki Deniz Müzesi’nin soluna atölyeyi inşa eder. Deneme uçuşlarını yapabilmek adına Yeşilköy’deki Elmas Paşa Çiftliği’ni satın alır ve içine hangarlar, uçuş sahası ve uçak tamir atölyesi kurar. Günümüzde bu alanda Türkiye'nin dünyaya açılan en büyük kapılarından biri Uluslararası Atatürk Havalimanı bulunur.


 

Pilot yetiştirmek için “Gök Okulu” açılır 

 

 

Uçakların yapımı ve testi için gerekli tüm hazırlıklar yapılmıştı ancak uçakları kullanabilecek pilotların da yetişmesi gerekiyordu. Bunun için pistin olduğu yere “Nu.DGök Okulu” adını verdiği eğitim kurumunu kurar, ilk hedef, 8 yıl içinde 290 pilot yetiştirmektir. 

 


 

Türkiye’nin ilk uçakları “NuD 36” ve “NuD 38” üretilmeye başlanır.

 

 

Beşiktaş’taki deneme atölyesi artık bir fabrikaya dönüştürülür. 1936 yılında ilk tek motorlu uçak “NuD 36” üretilir. Uçağın planını ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan çizer. 

Çift motorlu altı kişilik yolcu uçağı “NuD38”  ise 1938 yılında üretilir. 

 

 

NuD 38” 1944 yılında Dünya Havacılık Örgütü tarafından A sınıfı yolcu uçağı kabul edilir. İlk uçak siparişini 1938 yılında Türk Hava Kurumu’ndan (THK) alır.
 

 

Nuri Demirağ’ın çalışmaları hız kesmeden devam eder. Havacılık çalışmalarını 1938 yılında Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimini gerçekleştirerek devam ettirir.

 

 

1941’de Türk yapımı ilk uçak İstanbul’dan Divriği’ye uçar. Uçağın pilotu, Gök Okulu’nun ilk mezunlarından olan Nuri Demirağ’ın oğlu Galip Demirağ’dır.
 


 

Nuri Demirağ için zor günlerin başlangıcı
 

Türk Hava Kurumu, verdikleri siparişleri teslim almadan önce uçağın İstanbul’dan Eskişehir’e uçmasını ve bir kez daha test uçuşu yapmasını talep eder.

 

 

İstanbul’dan Eskişehir’e gidecek olan uçağın pilotluğunu mühendis Selahattin Reşit Alan yapmak ister. Nuri Demirağ her ne kadar karşı çıksa da en sonunda Selahattin Reşit Alan’ın ısrarları üzerine ikna olur. Selahattin Reşit Alan, 1938’de Nu.D. 38 uçağı ile iniş yaparken pisteki hendeği görmez ve hendeğe düşer. Selahattin Reşit Alan, bu uçak kazasında hayatını kaybeder.

 

 

Bunun üzerine Türk Hava Kurumu (THK) verdiği siparişleri iptal eder. Bu karar üzerine Demirağ, Türk Hava Kurumu ile yıllar süren bir mahkeme sürecine girer. İki bilir kişinin olumlu rapor vermesine rağmen Türk Hava Kurumu (THK) uçakları almak istemez ve Ankara Ticaret Mahkemesi Nuri Demirağ’ın aleyhine karar verir. Ayrıca, uçakların yurtdışına satılmaması için de bir kanun çıkartılır. Böylelikle Demirağ’ın; İspanya, Irak ve İran’dan aldığı siparişler de iptal olur. Elde kalan uçaklar hurdacıya satılır. Bunun üzerine Nuri Demirağ, o zamanın cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü’ye sayısız mektup yazar ama hiçbirine cevap alamaz.

 

Beşiktaş’taki uçak fabrikası ve Yeşilköy’deki Gök Okulu kapatılır.


 

İlk muhalefet parti: Milli Kalkınma Partisi
 

 

Bu partinin kurucusu artık yakından tanıdığınız Nuri Demirağ'dan başkası değildir.

Basın ve siyaset ilişkilerini çok iyi bilen Nuri Demirağ bir gazete çıkarmak için matbaa kurma girişimlerine başlar. Milli Kalkınma Partisi propagandası için radyo istasyonu da kurmak ister ancak izin verilmez.

Parti, 1946’da seçimlere katılır ancak başarısız olur.

 

1954’te Demokrat Parti’den Sivas milletvekili seçilir. Makam ve memuriyet rütbelerini kötüye kullanan, kamu düzenini çiğneyen ve genel ahlakı bozanlar hakkında ceza yaptırımı uygulanmasını isteyen bir yasa önerisini meclise sunar. Meclis kürsüsünden milletin temsilcilerine aktarmaya çalıştığı diğer konular ise; çölleşme, tarım ve hayvancılıkta gerileme, enerji, barajlar, köprüler, limanlar, körfezler, uluslararası iş birliği ve dayanışmalardır.


 

Demirağ'ın sanat ve sanatçı ile olan bağı
 

 

Demirağ, sadece ülkenin ekonomik kalkınmasına değil sosyal yaşamına da büyük katkılar sağladı. Tarih ve kültür bilinci ile sanata ve sanatçıya sahip çıktı.

Hiç düşünmeden Nazım Hikmet’e evini açan ve yaşaması için Neyzen Tevfik’e ev alan Demirağ, 43 adet farklı tarihi çeşmeyi de restore eder. Öğrenci yurtları kurar ve okullar yaptırır.

Engellere karşı başarmayı, söylenmemiyenleri söylemeyi ve kimsenin tehayyül edemeyeceği işlere girişmeyi olağan bir şekilde yapan Demirağ, 13 Kasım 1957’de hayatını kaybeder ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilir.

Anısına saygıyla.

Kaynak: Kampüste Ne Var