Objektifi ile Tarihi Zapt Eden Adam: Ara GÜLER

KÜLTÜR VE SANAT

Yazar: Hilal Özdemir

Dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olan, gazeteci, foto muhabiri ve yazar Ara Güler’i biraz daha yakından tanımaya ve gördüğünüzde çok şaşıracağınız fotoğraflarına göz atmaya ne dersiniz? 

Ara Güler, 16 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. Lisedeyken Muhsin Ertuğrul’un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. O zamanlardaki hayali, yönetmen veya oyun yazarı olmaktı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam ederken Yeni İstanbul Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı. 

1953’de Paris Magnum Ajansı’na katıldı ve İngiltere’de yayımlanan “Photography Annual Antolojisi” tarafından dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak Ara Güler kabul edildi. Tabi bunlarla da bitmedi. 1962’de Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen “Master of Leica” ünvanını da kazandı. 

     
Fotoğrafları, birçok kitapta, dergide kullanıldı ve ünlü müzelerde, önemli sergilerde sergilendi. Kısacası, Ara Güler, 90 yıllık yaşamına birçok ödül, kitap ve en önemlisi yüzlerce fotoğraf sığdırmaktadır. Aklınıza gelebilecek birçok önemli ve ünlü ismin fotoğraflarını da çekti. Şimdi isterseniz biraz da o fotoğraflara göz atalım.

 

Ara Güler’in şüphesiz en ünlü fotoğrafı olsa gerek: Pablo Picasso

“Sen benim bu kadar fotoğrafımı çekiyorsun, ben de senin resmini çizeyim” dedi. Türkiye’de bir adet orijinal Picasso var, benim evde.” der Ara Güler.


“Bir deli ile benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum.” 

Salvador Dali

“Dali’nin Paris’te oteline gittim, 101 numarada kalıyormuş. Kapısını açtım, bana bakıyor; “Niye benim fotoğrafımı çekmek istiyorsun?” dedi. “Çok meşhursun da onun için.” dedim. “Benim dakikam 25 bin dolardır.” dedi. “Güzel ama ben bir dakikada fotoğraf çekemem ki!” dedim. Beni tuttuğu gibi dışarı attı. O akşam bir Yahudi arkadaşımla yemeğe gittim. “Dali beni dışarı attı.” dedim, “O benim vaftiz babam.” dedi. “Ama sen Yahudi’sin o Hıristiyan nasıl olur?” dedim. “Sen karışma.” dedi, gitti konuştu. Ertesi sabah saat 11’de gittik. Dali, bana bakıyor ben ona. “Senin fotoğrafını çekmeliyim. Adamakıllı bir fotoğrafın yok.” dedim. “Kimse yokken gel.” dedi. Ertesi gün saat onda gittim, üç gazeteci daha geldi. “Hani benden başka kimse olmayacaktı.” dedim. “Dur ben onları hemen salarım.” dedi. Elinde de gümüş saplı bir baston var. “Bilin bakalım, ziftin formülü nedir?” dedi. Kimse bilemedi. Formülü kafadan attı. “Benim adım Salvador Dali, bu bastonu ziftin içine sokar çıkarırım. Beş kuruşluk baston olur 50 bin dolar. Sen bunu yaparsan deli derler. Şimdi dediğimden ne anladınsa git onu yaz.” dedi. Üçünü birden toplayıp dışarı attı. O fotoğrafları o gün çektim.” diyor bir röportajında Ara Güler. 


20. yüzyılın en güzel kadınlarından biri İtalyan oyuncu Sophia Loren

   

“Asansör baktım açık. Girdim içeriye. Sonra biraz sonra Sophia Loren geldi. Eşi Carlo Ponti de orada. Sonra oradan çıktılar düğmeye bastılar. Sanki hiç ben yokum gibi. Çıktılar katlarına, orada indiler. Onlar inince ben de indim. Sanki hep beraber gidiyormuşuz gibi. Onlarla birlikte odaya girdim ve araziye uydum. Sophia Loren balkona çıktı. Orada bir çiçek vardı çiçeği verdim eline. “Burada bana biraz poz versene” dedim. O, orada poz verdi çiçekle. Filmler hakkında konuşmaya başladım. Bir baktım Sophia Loren ayakkabılarını çıkardı, yatağının üzerine oturdu. Bağdaş kurup oturdu. “Ya çok güzel bir poz, dur resmini çekeyim şöyle” dedim. “Çek” dedi. Ben de başladım çekmeye. Sonra ne oldu? Sophia Loren, yatak odasında Ara Güler’e poz verdi oldu.” der röportajında Ara Güler.


“Rain Man” filminin Raymond Babbitt’i, ünlü oyuncu Dustin Hoffman

                     


The Godfather ve Last Tango in Paris gibi filmlerin ünlü oyuncusu: Marlo Brando


Oscarlı İtalyan yönetmen: Federico Fellini
               

“Ben Fellini’yi çektiğimde o kadar da meşhur değildi. Onu meşhur eden filmleri çekmemişti daha... Fellini haline gelmemişti. Sokakta yürürken yanına üç beş kişi ancak yaklaşırdı.” der Ara Güler.


Gerilim ve cinayet filmlerinin ustası, ünlü yönetmen: Alfred Hitchcock

“Alfred Hitchcock ile yaptığımız çalışmayı unutamam. Onun çekimi biraz sıkıntılı olmuştu. Ayaklarını ön plana alarak bir fotoğraf çekmek istedim. Hitchcock da rejisör falan olduğu için, fotoğraf işlerini de iyi biliyor. Karşımda kurnazca hareketler yapıyor. Sabah 11.00’de başladığımız çalışma hiç unutmuyorum akşam 5’te bitti. Bana kızdı başlarda, sevmedi ama sonra alıştık birbirimize. Şakalaşmaya başladık. Baktı ki, ben ondan daha matrak biriyim, rahat rahat çalıştık sonra. Ben de içimden: “Yahu ben, Picasso’larla falan çalışıyorum. Sen de kim oluyorsun? Sen Hitchcock isen ben de Ara Güler’im.” diyorum.”


“Fotoğrafı garip bir icat haline getiren şey, öngörülmez sonuçlarla birlikte, birincil hammaddelerinin ışık ve zaman olmasıdır.” diyen yazar: John Berger 


Ünlü Fransız şair ve senarist: Jacques Prévert          


“Mutlu Aşk Yoktur” şiiriyle tanınan ünlü Fransız şair: Louis Aragon


Hindistan tarihindeki tek kadın başbakan: Indira Gandhi


Ünlü İngiliz devlet adamı: Winston Churchill


Ünlü fotoğrafçı: Josef Koudelka


Ara Güler, önemli ve ünlü Türk isimleri de çekmeyi unutmadı. Şimdi dilerseniz biraz da onlara göz atalım:


Değerli halk ozanımız: Aşık Veysel

                


Türk tiyatrosunun batılı anlamdaki kurucusu: Muhsin Ertuğrul


“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.” dizesine sahip, şiiri sokağa taşımış ünlü bir şair: Orhan Veli Kanık


“Sen memleketim kadar güzelsin. Ve güzel kal” diyen “Mavi Gözlü Dev” şair: Nazım Hikmet 


“Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne” diyen usta şair, Can Baba: Can Yücel


Birçok esere imza atan toplumcu gerçekçi Türk romancı: Orhan Kemal


“İnce Memed”in yaratıcısı, Toroslar’ın yazarı: Yaşar Kemal


İlk başbakan ve ikinci cumhurbaşkanı: İsmet İnönü


Son olarak, eğer daha fazla fotoğrafa ulaşmak, görmek ve incelemek isterseniz, 16 Ağustos’ta Bomontiada’da açılan Ara Güler’in 70 yıllık arşivine değinen Ara Güler Müzesi’ni ziyaret edebilir ve içinde yer alan “Islık Çalan Adam” sergisini gezebilirsiniz. Ayrıca müze, Türkiye’nin ilk fotoğraf sanatçısı müzesi olma özelliğini de taşıyor. 

Bizden şimdilik bu kadar.

Yaşamınızın her anının bir fotoğraf karesi tadında olması dileğiyle.

Kaynak: Kampüste Ne Var