Kot Pantolonlar İlk Kimler İçin Üretilmiş?

GİRİŞİM

Yazar: Onurcan Ongün

Hemen hemen hepimizin giysi dolabında bulunan, bir çoğumuzun belki de vazgeçemediği ve her gün giydiği kot pantolonun hikayesini hiç düşündün mü? Ne zaman ve nasıl ortaya çıkmış olabilir? Neden kot sözcüğü ile adlandırılmış? Gel birlikte geçmişte biraz yolculuk yapalım.

Altın Değerinde Pantolon

İşin aslında bakacak olursak her şey 1849 yılında Kaliforniya’da altın bulundu haberleriyle başlamış. Bu haberler üzerine “Altına Hücum” sloganıyla birçok insan altın bulmak ümidiyle birlikte özellikle bu bölgede altın avına çıkmış.

Levi Strauss (Gerçek adı Loeb Strauss) altın bulma hayaline kapılan binlerce insandan sadece biriydi. Uzun yıllar abileriyle birlikte ticaretle uğraşan Levi’nin, Kaliforniya’ya geldiğinde ticaretin diğer eyaletlere göre daha zayıf olduğunu ve bu yüzden her şeyin çok daha pahalı olduğunu fark etmesi uzun sürmedi. Altın aramak için geldiği Kaliforniya’da ticarete başladı. En çok ticaret yaptığı ürün ise dikiş makinesiydi. Bunun en büyük nedeni her geçen gün pantolona duyulan ihtiyacın artmasıydı. Altın arayan madencilerin pantolon sorunu zamanla en önemli sorun haline gelmeye başlamıştı. Günlük hayatta çok fazla sıkıntı yaşamadan uzun süre giydikleri pantolonların maden ararken çok çabuk yıpranması ve kolayca yırtılıyor olması hem madencilerin çalışırken rahat hareket etmelerini engelliyordu hem de sürekli yeni pantolona ihtiyaç duymaları maddi açıdan onları zorlamaya başlamıştı. Bu gelişmeleri yakından takip eden Levi Strauss’un aklına daha sağlam pantolon yapma fikri yatmıştı. Bunun için en ideal kumaşı seçmeliydi. O dönem Fransa’dan ithal edilen “Denim” kumaşları sağlamlık olarak en uygun kumaş olarak görünmesinin yanında bir başka avantajı da kumaşın mavi renkte olmasıydı. Böylece pantolona bulaşan lekelerin çok fazla dikkat çekmesinin de önüne geçilecekti. Levi Strauss, Fransa’dan gelen kumaşlarla daha dayanıklı pantolonların üretimine başladı. Gerçekten de üretilen pantolonlar eğilip kalkmalara rağmen yırtılmıyordu, ceplerin madenlerle dolmasına karşın delinmiyordu. Her geçen gün yeni üretilen pantolonlara talebin artması üretiminde arttırmasını sağlıyordu. Pantolonun dışında kumaş ticareti yapan Levi 1866 yılında bölgenin en iyi iş adamlarından biri oldu. 

Kaliforniya’da bunlar olup biterken yine aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nin Nevada eyaletinde Levi Strauss’un kumaş ticareti yaptığı Jacob Davis isimli bir terziye özel bir sipariş gelmişti. Bir müşterisi odun işçisi olan eşi için yırtılmalara karşı sağlam bir iş pantolon yapmasını istemişti. Jacob Davis pantolonun yapımında ördek kumaşı kullanmayı tercih etmişti böylece yıpranmaları önleyecekti ayrıca pantolonun ceplerini bakır perçinlerle tutturmuştu. Pantolonu ise kendi geliştirdiği yeni bir dikiş yöntemiyle dikmişti. Bu yöntem gerçekten yırtılmaların önüne geçmeyi başarmıştı ve müşterisinin istediği gibi çok sağlam bir pantolon dikmeyi başarmıştı. Geliştirdiği dikiş yönteminin patentini alarak daha fazla pantolon yapmak isteyen Jacob Davis maddi imkansızlıklardan dolayı bunu tek başına yapamayacağının farkındaydı ve çareyi daha profesyonel şekilde sağlam pantolon üreten Levi Strauss’a başvurmakta buldu. Yazdığı mektupta “Denim” kumaş ile üretilen pantolonlara kendi geliştirdiği dikiş yönetimini ekleyerek hem daha kullanışlı hem de daha şık bir iş pantolonu üretebileceklerini anlattı ve birlikte patent başvurusunda bulunmayı teklif etti.  Bu fikir Levi’nin hoşuna gitmişti ve maddi desteği sağlamıştı. Böylece iki ortak 20 Mayıs 1873 yılında yaptıkları başvuru sonucunda patentlerine kavuştular. Jacob Davis’in dikiş stili ve Levi Strauss’un maddi desteğiyle birlikte kullandığı “Denim” kumaşların birleşmesiyle günümüzde hala kullandığımız kot pantolonlar ortaya çıkmış oldu.

Peki Kot Sözcüğü Dilimize Nereden Geldi?

Denim kumaşlar ile üretilen pantolonların Türkiye’de kot sözcüğüyle adlandırılmasının nedeni ise bu pantolonları ülkemizde ilk kez üreten kişinin soyadının “KOT” olmasıdır. Fransa’da dönemin en ünlü terzilik okullardan biri olan La Deveze Derrox’ta eğitim alan girişimcimiz Muhteşem Kot, Avrupa’da  yırtılmalara ve yıpranmalara karşı dayanıklı olan pantolonlarla tanışır. Jacob Davis’in geliştirdiği dikiş stiline hayran kalan girişimcimiz Türkiye’ye döndüğünde işçiler ve köylüler için dayanıklı ve ucuz pantolon yapmak amacıyla aynı pantolonlardan üretmeye başlar ve çokta başarılı olur. Zamanla halk arasında kullanımı yaygınlaşan pantolonlar “KOT” sözcüğüyle birlikte anılmaya yıllardır devam etmektedir. 


 

Kaynak: Kampüste Ne Var