Johnny Cash’in başarıya ilk adımı

GİRİŞİM

Yazar: Kampüste Ne Var?

1954'te Johnny Cash, Sun Record Labels'daki seçme odasına girdi. O zamana kadar kendini hiç kimse gibi görüyordu. Kapıdan kapıya eşyalar satıyor ve geceleri iki arkadaşıyla gospel 1 şarkıları çalıyordu. Oldukça kırılmıştı ve evliliği yıkılmıştı. Bir rekora imza atmak, hayatını kurtarmak için burada seçilmek onun tek umuduydu. Cash bir gospel şarkısıyla giriş yaptı. Çünkü Cash'in en iyi bildiği şey buydu. O seçmelerde odaya sen girmiş olsaydın, mutlaka Cash'in yaptığı gibi bir gospel şarkısı söylerdin. Dahası, o zamanlarda gospel müzik popülerdi. Herkes bu tarzda şarkı söylüyordu. Bunu söylerse, daha garanti olacağını düşünmüştü. 

Walk the Line 2 adlı filmde görebileceğiniz gibi, işler Cash'in planlandığı gibi gitmedi. Cash yavaş, kasvetli bir gospel şarkısı söylemeye başladığında, plak şirketi sahibi Sam Phillips, Cash'i otuz saniye sonra durdurdu. Ve şöyle dedi; 

  "Şarkıyı daha önce zaten duyduk. Yüzlerce kez. Aynı bu şekilde. Tıpkı senin söylediğin gibi."

Cash ‘’Sonuna gelmemize izin vermediniz.’’ diyerek itiraz etti. 

Phillips, o an Cash'in hayatını değiştiren bir cevap ile yanıt verdi:

‘’Sonuna gelmek mi? Tamam, sonuna gidelim bakalım. Diyelim ki sana bir kamyon çarptı ve kenarda yatmış ölüyorsun, son bir şarkılık zamanın kaldı. Sen toprak olmadan insanların hatırlamak isteyecekleri, Tanrı’ya seni anlatacak, duygularını açıklayacak son bir şarkı. O zaman bu şarkıyı mı söylerdin? Radyoda her gün dinlediğimiz Jimmy Davis şarkısını mı? İçinde huzuru, bunu nasıl gerçekleştiğini ve nasıl haykıracağını mı?

Yoksa farklı bir şarkı mı söylerdin? Gerçek bir şey. Hissettiğin bir şey? Çünkü insanların dinlemek istediği bu tür bir şarkı. İnsanları gerçekten kurtaran bu tür bir şarkı. Tanrı'ya inanmakla hiçbir ilgisi yok, Bay Cash. Kendine inanmakla ilgisi var. "

Bu konuşma, Cash’i derinden sarsıyor. Şu ana kadarki tüm hayatı aklına geliyor. Biten evliliği, ipotek bir evde sürdürdüğü hayat, Hava Kuvvetleri’nde yaşadıkları… içindeki tüm duygular ortaya çıkıyor ve o an bir gospel şarkıcısı olmaya çalışmayı bırakıyor.

O an, Johnny Cash oluyor.

Cash kendisini toplayıp Phillips'e, ordudayken yazdığı küçük bir şeyi çalacağını söyledi.

Gitarını tıngırdatmaya başladı ve Folsom Prison Blues'u onun derin, farklı sesinde şarkı söylemeye başladı: 

İzlemek için tıklayın: https://www.youtube.com/watch?v=AXjzwZnzvkc 

Şarkıyı dinlemek için tıklayın: https://www.youtube.com/watch?v=dluD8eyPk94 

"Trenin geldiğini duyuyorum

 Virajdan kıvrılarak dönüyor 

 Güneş ışığını görmedim

 Ne zamandır bilmiyorum

 Folsom Cezaevi'nde sıkıştım kaldım

 Zaman geçmek bilmeden sürükleniyor..."

O odadan rekor bir sözleşme ile seçmelere çıktı. Bu, Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımları oldu. 

Cash, her şeyden önce, kendisini diğerlerinden ayıran her şeyi kucaklar ve doğal güdülerini reddetmezdi. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi, karamsar davranışı, sadık sesi, ona "Siyah Giyinen Adam" takma ismini kazandıran koyu siyah giysileri ve her konserin başında kalabalıklar bilmiyormuş gibi " Merhaba, Ben Johnny Cash" demesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlattı ve kendini yarattı. 

Gospel şarkıcısı Johnny'nin, Johnny Cash'e geçişi hepimiz için önemli bir örnek.

Çoğu kişi onlardan önce gelenleri taklit etmeye çalışır. Aynı eski gospel şarkılarını söyleyen Cash gibi. Ama Cash, insanın kendini bulması konusunda güzel bir örnek olmuştur.  Şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar birçok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak oldu. Ama sadece basit bir izleyiciyseniz, ışığınızı göremez ve ilerleyemezsiniz. Yaradılış olarak insan kendini güvence altına alarak ilerlemek ister ve bu yüzden çoğu insan da popüler olan ne ise onu çalıp söyleme iç güdüsünü güder.

Cash, bunu ayrımın farkına erken vardı.

Sadece seni ayıran özelliklerini bul ve o özelliklere sarın. – Seni dünyanın ritmini yakalamaya iten, içindeki Johnny Cash’i çıkarabilecek özelliklere- 

https://medium.com/the-mission/johnny-cashs-secret-to-success-c8a947cb38fb