John Baldessari: Kavramsal gezgin

KÜLTÜR VE SANAT

Yazar: Kampüste Ne Var?

Baldessari sanatla uğraşırken aklıma gelen soru bir zamanlar “Bunu nasıl yapacağım?” sorusuydu dedi. İlk zamanlar durum şimdiki gibi değildi o zamanlar sadece basit bir karışıklıktı. 1950'lerin başındaydı ve California'da okuyordu. Edebiyat bölümünde sanat okudu, ancak üniversite diplomasının sonuna gelindiğinde bir sanatçı olmaya yakın bir anlayışa sahip olmadığını hissetti. Daha fazla eğitime ihtiyacı olduğuna karar verdi. Sanatçıların teknik profesyonellik kazanması için kendisinden önceki sanatçıların geçtiği yolu izlemeleri gerekiyordu. Kafası karıştı. Her gün La Jolla kayalıklarına çıkmaya ve ona ilham veren her şeyi yapmaya karar verdi. Elbette, ilhamı kolay elde edemedi. Sonuç olarak başarısızdı.


Başarısızlığı kabul ettiği zaman başarının sonunda Baldessari'ye geldiğini söyleyebiliriz. Sanatçı olmak için zorlanmayı bırakmayı düşünüp, eğitimini durdurma kararı aldı. Gece okullarında öğretmenlik yaparken kendi tecrübelerinden bahsederek sanatçı olmak üzerine tavsiyeler de veriyordu. Kendi tecrübelerinden yola çıkarak, o genel tavsiyelerin saçma olduğunu fark etti. Bu klişe fikirlerin doğrudan bir şekilde çalışacak halini ortaya koyabileceğini düşündü. Bunu göz önünde bulundurarak, Tips for Artists Who Want to Sell (1966-8) gibi metin resimlerini yaptı. Belki sanatı günlük ve radikal olarak basit bir şekilde olmasıyla ilgili olabilir mi sorusu onu meşgul etmeye başladı.


Sanat, meseleyi devam ettirmek için olsaydı, belki de sıradan olabilirdi. Baldessari böylece arabasının penceresinden fotoğraf çekmeye başladı. Bir eliyle araba sürüşü, diğeri ile fotoğraf çekimi yaptı. Görüntüleri tuval üzerine aktardı ve basit metinlerle birleştirdi. Yukarıdaki resimde Econ-O-Wash (1967-8), yoldan geçtiği bir zamanda çekmiş olduğu resimde bir arabanın yıkanmasını gösterir; Resmin Aşağısında "Econ-O-Wash" yazıyor. 14. ve Highland. National City California”.


Belki sanat en ufak bir hareketle yapılabilir: Baldessari’nin I'm Making Art (1971)  adlı video çalışması (yukarıda) sanatçıya, basit kol hareketleri yaparak da sanat yapmayı gösteriyor. Belki de sanat elle tutulur şeyleri işaret edebilir: Ressam Al Held Baldessari’yi parmakları enstrümantal olarak işaret ettiği bir dizi resim ile destekledi. Belki de sanat, dünyadaki imgeleri toplamak ve onları yeniden düzenlemek olabilir. Dünya üzerinde tamamlanmayan resim sayısı çok fazla, belki de sanatçıların bunlara ekleme yapması gerekiyordur. 

Elbette, Baldessari’nin fark ettikleri benzersiz değildi. Kavramsal sanat ortaya çıkmaya başladığında birçok sanatçı 1960'ların başında bunu yapıyordu. Sanatçılar, bir zamanlar tartışmalı ve eleştirel olan modern sanatın artık ana akım haline geldiğini, müze ve galerilerde absorbe edildiğini ve gücünün boşa gittiğini görmeye başlamıştı. Aslında ilk prensiplerine geri dönmeye ihtiyaçları vardı, ilk önce bu ilkelerin tam anlamıyla ne olduğunu öğrenmeleri gerekiyordu. Baldessari'nin söylediği gibi, "Bunu nasıl yapacağım?" evresi geri gelmişti.


Baldessari'nin Kavramsal sanat sorusuna ket vuran diğer bir soru ise “Bu mudur?” Elbette sanat, “Econ-O-Washes” ve kol jestlerinden daha fazlasını sunmalıdır. Gözüktüğü gibi basit bir soru değil, provokasyon amaçlı belki de basit sanat eserlerini kışkırtmak ve hayal kırıklığına uğratmak için sorulabilir. Aslında bu soruyla başlayan provokasyon zamanla keskinliğini kaybedip yumuşamıştır. Şimdi bu eski, devrimci kavramsal eserlere bakıyoruz ve o zamandan beri daha az sanatçının bize sunmuş olduğu tembelce oluşturulan eserlerden daha iyi olmadığını hissediyoruz. Baldessari gibi erken kavramsal sanatçılar tarafından yapılan güçlü provokasyonlar bu konuda bizim için yol gösterici olarak kabul edilebilir. Sanatın ne olması gerektiği ve neye benzeyeceği konusunda tüm bu tozlu düşünceleri temizledi diyebiliriz.

Kavramsal sanata tepki olarak sorulan sorunun “Yani bunu kimse yapamaz mıydı?” cevabı basitti ama hiç sorulmamıştı. Cevap ise “EVET”. Baldessari, üniversitede edinmiş olduğu pek çok becerinin, bugün sanat için çok az kullandığını fark ettiğinde, inandığımız tüm olasılıkları, hayata gerçirebileceğimizi söyledi. Peki neden yapmıyoruz?

Kaynak: theartstory