Fabrikadan müzeye seksen yıllık yolculuk

KÜLTÜR VE SANAT

Yazar: Gizem Bayrak

Müzeye adımınızı attığınız ilk dakikalarda boğazına dolan tarihin tozlu hatıraları karşılıyor. Bir işçinin emeği, umudu, alnından usulca süzülen terin sessizliği. Bir çok insanın rızkı. Bir kimyagerin hayalleri.  
Kısacası bir çok hayatın umudu saklı adım attığınız beton zeminin her metrekaresinde. Müzedeki her eşya ayrı ciğerleri bir manevi havayla dolduruyor. Bir zamanlar bir çok insanın karnını doyuran fabrika şimdi müze olarak ruhu doyurmaya devam ediyor. Kurulduğundan bu zamana kadar kapatılmalara,yıllara direniyor. Yaklaşık seksen yıllık bu direniş; emeklerin, hayallerin, umutların zamana karşı verdiği mağlubiyetin en güzel temsili. Ve bu meydan okuyuşu dimdik ayakta duran müzenin her alanında görmek oldukça mümkün.


                                         

Fabrikanın Tarihi
Yerli kağıt üretme ve fabrika kurma fikri 1930 yılında gündeme gelmeye başladı. İsmet İnönü ve bakanların yaptığı toplantıda veriler doğrultusunda böyle bir fabrikanın zarar edeceği kanısına varıldı. Ve bu dosya hükümet tarafından onaylanmadı. O dönem Celal Bayar İş Bankası’nın başındaydı fabrikanın zarar etmeyeceğine inanıyordu. Celal Bayar ve Mehmet Ali Kağıtçı Ankara’da yaptıkları görüşme sonrasında fabrikanın zarar etmeyeceğine karar verdiler. Fabrikanın temeli 14 Ağustos 1934’te Bakan İsmet İnönü öncülüğünde atıldı. 121 bin 864 metrekare üzerine inşa edilen İzmit Kağıt Fabrikası'nın inşaatı 1936 yılında tamamlandı. Aynı yıl içerisinde ilk yerli kağıt örneği üretildi. Celal Bayar tarafından 6 Kasım 1936 yılında fabrikanın açılışı yapıldı.


Kâğıt Müzesinde Çocuk Coşkusu
Bir neslin okul defterlerini, ilk aşk mektubunu ve karne kağıdını üreten kağıt fabrikası dönemin nesline bir müzeden fazlasını veriyor. 12 bin 345 metre kare alana yayılı 18 salondan oluşan SEKA Kağıt Müzesi açıldığı tarihten bu zamana kadar ziyaretçi akımına uğruyor ve ziyaretçileri samimiyetiyle kucaklıyor. Yediden yetmişe  bu müzede her simayı görmek mümkün. 443 belge 337 obje ve kağıt üretiminde kullanılan makineler bulunuyor. Roma dönemi sikkeleri, SEKA dönemine ait belgesel video, kağıttan ve geri dönüşüm malzemelerinden üretilen heykeller büyüklerin olduğu kadar çocukların da ilgisini çekiyor. Müzede bulunan kağıt üretim makinaları çocuklara kağıdın hikayesini somut bir şekilde veriyor. Belgeler ve belgesellerle birçok çocuk kağıt hakkında az çok bilgi sahibi oldu.


SEKA Dimdik Ayakta! 
Belki bir emek belki bir hayal ya da evlerine götürecekleri bir ekmek parası için direndi SEKA İşçileri. SEKA her şeydi onlar için emek verdiysen kolay kolay vazgeçemezsin vazgeçmediler sonuna kadar direndiler. Basit işçi vasıflarıyla ekmeği için mücadele eden kocaman yürekleriyle direndiler. İşçiler  umutlarını da sırtlayıp her gün Büyükşehir Belediyesine yürüdüler. 8 Ocak tarihinde Kent Merkezi'nde büyük bir miting gerçekleştirildi. Bir vücudun uzuvları gibi görev dağılımı vardı. Mitingde konuşmayı yapan kortejleri düzenleyen sloganları atan herkesin ayrı fakat birleştirici görevleri vardı. Bu büyük disiplin direniş sonuna kadar yılmadan vazgeçmeden sürdü.İşçiler Kurban Bayramı'nı direnişle karşıladılar. 51 gün dışarıya çıkmadılar. İşçiler içeride aileleri dışarıda direnmeye devam ettiler. Yemekler kaynatıldı fabrikada oyunlar oynandı. Bir zamanlar ekmek kapısı olan SEKA şimdi de işçilerin yuvası olmuştu.51.günde hükümet fabrikanın işletme hakkını ve işçileri Büyükşehir Belediyesi’ne devredeceğini açıklamıştı. Bunun ardından direniş sona erdi.


  İdealist Bir Kimyager

Darülfünun Kimya Bölümü bitirmiş bir kimyager, bazen bir kimya öğretmeni ,bazen kâğıt mühendisi en önemlisi cumhuriyetin en aydın idealistlerinden Mehmet Ali Kağıtçı. Kağıtçı bir hayal kocaman bir ideal peşindeydi. Böylece kendi kağıdını üretebilen ülkemiz dışa bağlı kalmadan daha rahat kalkınabilecekti. Yedi yıl çalıştı,mücadele verdi. Sonunda projesini 1. Beş Yıllık Sanayi Planı’na aldırmayı başardı. Sümer Bank himayesinde İzmit’te ilk kağıt fabrikasını kurdu. Fabrikanın işletmesi ve kâğıt üretimiyle bizzat ilgilendi. Birçok gence mesleği öğretti.Mehmet Ali Kâğıtçı, ülkeye büyük bir kalkınma kapısı açtı yıllarca o kapıdan birçok kişi nasiplendi.  Kağıtçı,bir SEKA hikayesi başlattı. Fabrikadan müzeye kadar uzanan birçok insanın hayat izleri olan bir hikaye. Yeni nesillere defalarca okunacak, her okunduğunda farklı tatlar verecek, günümüze kadar ayakta kalmış, tarihi simasını korumuş kocaman bir SEKA hikayesi.


Tarihin Gözünden SEKA
Fabrika kurulmadan önce sakin bir yaşama bürünmüştü SEKA. İzmit'in küçük sessiz bir kasabasıydı. Bir adam bir fikirle değiştirdi SEKA’yı;Mehmet Ali Kâğıtçı. O gün fabrikanın açıldığı gün SEKA hatta tüm İzmit sanayi kenti olmaya ilk adımını attı. O günden sonra İzmit sokaklarında SEKALI kavramı dolanmaya başladı.  SEKALI olmak ayrıcalıktı. Fabrika kapatıldıktan sonra da SEKA tarihe belli belirsiz izlerini bırakmaya devam etti. Fabrika kapatıldıktan sonra harabeydi SEKA tüm insanların umutlarını sırtına almış koca yürekli bir adam gibi bitkin ama hâlâ ayakta kalmaya çalışan tarihi bir virane. Bu bin 100 dönümlük virane araziyi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yeniden yaşama döndürdü. Deniz kenarına olan kafeleriyle , yapay tepeleriyle ve kocaman otoparkıyla, binlerce lalelerle gelinlik kız gibi süslenen SEKA hayata dönmeye hazırdı.Artık SEKA’da kağıt yetiştirme telâşındaki işçilerin nidaları yoktu. Bayraklarla süslenmiş bayram coşkusu yoktu. Ciğerleri dolduran kağıt kokusu tarihin rüzgârlarıyla uçup gitmişti. Artık yeni bir SEKA var konserleriyle sergileriyle yağlı güreşleriyle misafirlerini her sabah güneşin sıcaklığıyla gün batımının samimiyetiyle misafirlerini ağırlayan bir SEKA vardı.


 

Kaynak: Kampüste Ne Var