Eşeğiyle Köylere Kitap Taşıyan Kütüphaneci: Mustafa Güzelgöz

HABERLER

Yazar: Kampüste Ne Var?

Kütüphanelerimizin günden güne yalnız kaldığı ve  tarihin tozlu sayfalarına karıştığı bir dönemde yaşıyoruz. Kitapların dijital ekranlara kaymasıyla kaybolmaya başlayan kütüphanecilik mesleğinin kahramanlarından birini tanıtmak istiyoruz. Eğitim aşkı ile dolu, girişimci ruhlu güzel insan Mustafa Güzelgöz’ü gelin daha yakından tanıyalım.


Ürgüp’ün Eşekli Kütüphanecisi

Mustafa Amca’nın kütüphanecilik serüveni, askerden dönüşünün ardından iş aradığı sırada başlar. Hayatını inandığı değerler uğruna çalışarak yaşamak isteyen, heyecan ve istek dolu bir gençtir o zamanlar. Kütüphanecilik görevine başladığı ilk günden, merakla gelecek insanları beklemeye koyulur. Ancak, günler geçmesine rağmen kütüphaneye uğrayan kimse olmaz. 
Hayal kırıklığı içinde kaymakama gider, kütüphaneye kimsenin gelmemesinden yakınır. Ancak kaymakam, paranı al gerisini kurcalama zihniyetiyle Mustafa’yı işinin başına yollar. Bu cevaptan tatmin olmaz, zar zor kaymakamı ikna ettikten sonra elde ettiği bütçeyle bir eşek alır. Taşıyabileceği kadar kitabı sandıklara doldurup eşeğin sırtına yükler ve çevre köylere kitap dağıtmaya koyulur.

Mustafa’yı ve küçük seyyar kütüphanesini heyecanla ilk karşılayanlar da köyün çocukları olur. Mustafa kitapları dağıttıktan sonra birkaç gün içinde gelip alacağını söyler. Kitaplar ve onların yarattığı dünyalarla baş başa kalan çocuklar, her gelişince Mustafa’yı alkışlarla karşılamaya başlarlar. Bu heyecan dalgası köy köy yayılır.


Kadınlara Okuma Yazma Dersleri

Kütüphaneyi sadece pazartesi ve cuma günleri açık tutarak, diğer günler köyleri dolaşmaya devam eder. Gezici kütüphanenin ünü arttıkça, kütüphaneye gelenlerin sayısı da artmaya başlar. Ancak, gelenler arasında kadınların oranının çok az olması Mustafa’nın dikkatini çeker. Buna da yaratıcı bir çözüm getirmeyi başarır. Kütüphanenin bir bölümüne dikiş makineleri yerleştirerek kadınların ücretsiz dikiş dikebileceklerini duyurur.

Salı günleri artık kadınların dikiş günüdür. Kumaşlarını kucaklayıp kütüphanenin yolunu tutan kadınlar akın akın gelmeye başlar. Oluşan uzun kuyruklarda bekleyen kadınlara kitap dağıtır. Ancak, kadınların çoğu okuma-yazma bilmiyordur. Buna çözüm olarak da, halkevlerinde kadınlar için okuma-yazma kursları vermeye başlar. Böylece, köylerdeki okuryazarlık oranı hızla artar. Zamanla kütüphaneye olan ilgi de çoğalır. Yine de ulaşamayanlar için eşekli seyyar kütüphanesini bırakmaz, aynı sıklıkla köylere gitmeye devam der. 
Dile kolay, yaklaşık 30 sene bu işi sürdürür. Mustafa Amca, meslek aşkından ve gösterdiği özveriden bir şey kaybetmeden çalışmaya devam eder. Ta ki idareciler tarafından görev tanımı dışında hareket ettiği gerekçesiyle 50 yaşında zorla emekli ettirilene kadar…

Bugün Mustafa Güzelgöz’den geriye, iç ısıtan hikayesi ve köylülerin desteği ile yaptırılan heykeli kaldı. Ve tabii, hayatına dokunduğu onlarca çocuk ve onların yarattığı diğer hayatlar. Kitap okumaya vakit bulamadığınızı düşündüğünüz zamanlarda bu hikayeyi hatırlamanızı umut ederiz.