Dünyayı Nükleer Savaştan Kurtaran Ama Hiç Tanınmayan Kahraman: Stanislav Petrov

HABERLER

Yazar: Kampüste Ne Var?

36 yıl önce bir adamın inisiyatif kullanarak aldığı karar sayesinde bugün hayatta olduğumuzu söylesek, buna inanır mıydınız? Bugünün tarihini değiştiren ama belki de çoğumuzun adını bile
duymadığı bir kahramanla tanıştıracağız sizi: Stanislav Petrov.

Tarihin Sessiz Kahramanı

Dünyanın kaderini değiştiren olay, 25 Eylül 1983’te Moskova’nın güneyindeki bir uydu kontrol merkezinde yaşandı. Bahsi geçen tarih, ABD-Sovyet Rusya geriliminin doruklarda olduğu soğuk savaş dönemine rastlıyor. Her iki tarafın da elinin füze ateşleme düğmesinde beklediği, en ufak bir misillemede nükleer bombaların birbiriyle yarışacağı bir ortam var.

O gerilimi yüksek günlerin birinde Yarbay Stanislov Petrov, gece nöbeti için uydu kontrol merkezindeydi. Kaderin bir cilvesidir ki aslında o gün görev çizelgesinde adı olmamasına rağmen son dakika değişikliği ile nöbete o gitmişti. Saat gece yarısını gösterdiğinde uydu ekranının ikaz ışığı yanmaya başladı. İkaz ışığıyla iletilen sinyal ABD tarafından bir füzenin ateşlendiği anlamına geliyordu.

Petrov, sinyali gördüğünde ilk önce bunun yanlış alarm olabileceğini düşündü. Çünkü ABD’nin olası bir saldırıda birden fazla füze ile hamle yapacağını düşünüyordu. Ancak biraz zaman geçtikten sonra sinyaller artmaya başladı. Stanislav Petrov’un milyonlarca insanın hayatını etkileyecek kararı vermesi de o anlarda gerçekleşti.

“3. Dünya Savaşı’nı Başlatan Adam Olmak İstemedim”

Petrov'un röportajlarından öğrendiğimize göre, kendi görevi gereği uyduların kurulum sürecini de yakından takip etmiş. Sinyal sisteminin nasıl çalıştığını ve uyduların hatayı minimum düzeyde tutacak şekilde tasarlandığını bildiğini söylüyor. Ancak kendisi de her zaman bir hata payının olduğunu ekliyor.

Bu durumda Petrov’un elinde sadece birkaç dakika ve önünde iki seçenek vardı. İlki, sinyallerin doğru olduğunu kabul etmek ve üst makamlara haber vererek karşı saldırı emrini uygulamak. İkincisi, uyarının yanlıi olduğunu varsayıp bir şey yapmadan beklemek. Petrov, hakkını ikinci seçenekten yana kullandı. Yani sinyalin yanlış bir uyarı olduğunu düşünüp bekledi. Dakikalar sonra da hiçbir şey olmadı.

Olay kayda geçtikten sonra Petrov uzun bir süre sorgulandı. Komplo teorilerinin havada uçuştuğu o dönemde Petrov’u ajanlıkla suçlayanlar bile oldu. Önce rütbesi düşürüldü, ardından da emekli edildi. Dünyayı kurtarmanın bedelini de bu şekilde ödedi.

Petrov, röportajında “Uyarının doğru olma olasılığı 50’ye 50’ydi. Ben 3. Dünya Savaşı’nı başlatan adam olmak istemedim.” diyor.

Bir Umut ile Kurtulan Milyonlarca Hayat

Bu hikayede, sadece içgüdüsel olarak verilmiş bir kararın şans eseri doğru çıktını düşünebiliriz. Ya da içinde küçük de olsa umut taşıyan her insanın yapacağı olası tek davranış olduğunu.
Sinyallerin doğru olması durumunda Sovyetler karşı saldırıyı başlatmış olsun ya da olmasın; 3. Dünya Savaşı başlayacak, milyonlarca insan ölecek ya da sakat kalacaktı. Petrov dünyanın
cehenneme çevrilmesini önleyebilecek tek ihtimale tutundu. Ve haklı çıktı.

Bizce, dünyanın bugün hâlâ yaşanabilir bir yer olmasını sağlayan biri, kahraman olmayı sonuna kadar hak etse de kendisi verdiği her röportajda bu sıfatı şiddetle reddetti. Bu sessiz kahraman, 2017 yılında 77 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Ailenizin, arkadaşlarınızın, belki de evde beslediğiniz kedinizin bir adamın taşıdığı umut sayesinde bugün var olduğu aklınıza gelir miydi?

Huzur içinde uyu Petrov!

Kaynak: Kampüste Ne Var