Blockchain Teknolojisi Nedir?

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Yazar: Berat Karaduman

Para, yüzyıllardır ticareti kolaylaştırmak için var. Geçtiğimiz yüzyıllar boyu, ticaret inanılmaz derecede karmaşık hale geldi ve artık herkes dünya çapındaki herkesle ticaret yapabilir halde. Bakkal defterlerini hatırlar mısınız? Eskiden bakkaldan alışveriş yapıldığında ‘Veresiye’ diye deftere yaz denilirdi ve mahalle bakkalları bütün işlemlerini kolayca takip etsin diye bu defterleri tutardı. İşte dünya çapında yapılan bu ticaretlerin hepsi de böyle benzer muhasebe defterlerine kaydedilir ve bu bilgiler genellikle izole ve halka kapalıdır. Bu nedenle işlemlerimizi kolayca gerçekleştirmek ve onaylatmak için hükümetler, bankalar ve noterler gibi güvendiğimiz üçüncü şahısları ve aracıları kullanırız. Gelin görün ki bitcoin, ethereum gibi kripto para dediğimiz yazılımlar, bir bilgisayar ağı tarafından internet üzerinden toplu bir bakkal defteri tutma olanağı sağlar. Fakat bu internet ağındaki defter ne izole ne de yalnızca bir tarafın kontrolü altındadır, diğer çoğu muhasebe defterinin aksine kamuya açıktır yani merkezi değildir ve şebeke üzerinden tamamen dağıtılan bir dijital muhasebe defteridir. İşte bu defterin bütününe Blockchain yani Blok Zinciri adı verilir. Bu defterin her bir birimi bir "blok" niteliğindedir ve bu bloklar, oluşturuldukları sırayı hiç bozmadan dizilirler. Yani defterdeki her bir sayfa gibidirler. Bir sayfanın sırasını değiştirmek mümkün olmadığı gibi, ortak köke bağlı blok zinciri halkalarının yerini de değiştirmek mümkün değildir. 

 

http://kampustenevar.com/upload/veresiye defteri.jpg

 

Şimdi bir örnekle açıklayalım;

Diyelim ki değerli bir ürününüzü Ahmet’e satıyorsunuz, işte bu dijital deftere ‘Ahmet’in size, bugün şu saatte ürün değerindeki parayı gönderdiği’ yazılıyor. Burada bahsettiğimiz ürün değerindeki para ise 1 Bitcoin, 3 Ethereum vb. gibi değerler olmuş durumda. Yani bu zincirde tarih, saat, katılımcılar ve her bir işlemin tutarı hakkında bilgiler kaydediliyor. Şu ana kadar dünyada yapılan ilk transferden bugüne bu ve benzeri bütün para transferleri kaydedilmiş ve herkese açık durumda, zaten sistem de bu yüzden bir zincir olarak anılıyor. Bu ağdaki her bir düğüm Blockchain’in tam bir kopyasına sahiptir, aynı şekilde siz de bu ağa dahil olup ağın kopyasına sahip olabilirsiniz. İşte bu ağa dahil olduğunuzda bir hesap oluşturursunuz, bu sizin dijital cüzdanınız sayılabilir.

 

Bu cüzdanın güvenliği kriptografi, yani şifrelemeyle sağlanır. (Yani her bir cüzdanın bir özel bir de genel anahtarı var.) Örnekte bahsettiğimiz gibi bir transferi yapmak istediğinizde önce yalnızca kendinizin bildiği özel anahtarınızla imzalarsınız, sonra da genel anahtarla imzalayarak blok zincirine gönderirsiniz, ağda bulunan diğer tüm kişiler de bu genel anahtarı kullanarak işlemin doğruluğunu kontrol eder. Eğer bu genel anahtar onaylanırsa işlem gerçekleşip kayıt altına alınmış olur. Blok zincirinde gerçekleşen herhangi bir işlem bu şekilde tüm şebeke tarafından onaylanmalıdır. Birisi bir işlemi bozmaya çalıştığında düğümler uzlaşmaya varmaz ve onaylamaz, bu sayede işlem blok zincirine dahil edilmemiş olur. Peki ağda bulunan bir kişi cüzdanında bulunan belli miktardaki paranın tamamıyla iki kez harcama yapmaya kalkarsa?

 

http://kampustenevar.com/upload/404 not found.jpg

 

Günümüzdeki bankacılık sisteminde böyle bir şey yapmaya kalkarsanız sonucun olumsuz olacağını bilirsiniz. Çünkü banka sistemi parayı ne zaman, ne miktarda harcadığınızı bilir. İşte Blockchain sisteminde bu iş biraz daha karmaşık, çünkü dünya üzerinde aynı anda milyonlarca transfer gerçekleştirilebilir. Blockchain sisteminde bir harcama yapmak istediğinizde sistem önceden sahip olduğunuz miktarı ve o zamana kadar yaptığınız harcamaları, tüm transferleri kontrol etmek zorunda. Sistemin güvenilirliğini sağlamak, bilgileri doğru tutmak adına kullanılan bir yöntem var; 256 bitlik Secure Hash Algorithm yani kısaca SHA-256. Bu algoritma aslında karmaşık işlemleri hızlandırmak adına  var olan verileri düz kodlara çeviren bir sistem olarak özetlenebilir. Örneğin Shazam gibi bir uygulamayla şarkı aratırken de aynen bu algoritmadan faydalanılır. Siz şarkıyı dinlettiğinizde her şarkıya özel olarak atanmış kodlar arasından dinletilen şarkıyla çakışan kod bulunur ve böylelikle hangi şarkı olduğu anlaşılır. Yani her şarkı bir koda dönüştürülmüştür ve bu kodlar üzerinden arama yapılır.

 

Bahsettiğimiz blok zincirinin en büyük dezavantajı hala daha çok yavaş çalışıyor olması. Yani günümüz bilgisayar teknolojisi bunun için oldukça yavaş kalmaya başladı. Örneğin Bitcoin, ikinci en değerli kripto para olan Ethereum’dan saniyede yaklaşık beş ya da daha az işlem gerçekleştiriyor. Yasal olarak tanınan mevcut para transferlerinden sorumlu Visa ise saniyede 56.000 işlem gerçekleştiriyor, üstelik tamamen merkezi. İşte bunların tamamı, teknoloji yardımıyla çözülmesi gereken bir matematik problemi aslında. Tam da bu aşamada devreye madenciler, bitcoin madencileri giriyor.

 

Sistemdeki milyarlarca transfer sırasında sorun yaşanmaması için çözülmesi gereken bu matematik problemlerini on binlerce güçlü donanıma sahip bilgisayar sürekli olarak bu problemlerin üstünde çalışıp, problemleri çözüyor ve sistemin güvenilirliğinin de devamını sağlıyor. İşte bitcoin madenciliği denilen şey bu. Peki bu bitcoin madencileri neden bu kadar yatırım yaparak çalışıyorlar?

 

Gelin anlatalım..

 

Bitcoin yazılımı ödül sistemiyle çalışıyor da ondan. Yani bu zincirin güvenli tutulmasına yardım ederseniz, yeni bitcoinler oluşuyor ve doğrudan hesabınıza aktarılıyor. Her çözülen problemin ardından daha da değerli bitcoinler üretilmeye başlanıyor. Dünyada en değerli gördüğümüz madenlerden biri altın, altını çıkarmaya, işlemeye devam ediyoruz ve onu bu kadar değerli kılan özelliklerinden biri de nadir oluşu. Fakat daha ne kadar altınımız kaldığını, ne kadar daha çıkarabileceğimizi ve işleyebileceğimizi bilmiyoruz. Aynı şekilde para basımı da böyle, sürekli basılmaya devam ediliyor. Bitcoin madenciliğinde ise durum böyle değil. Ne kadar bitcoin olacağı belli yani bir sınır var. Dünyada tam 21 milyon bitcoin olacak ve son bitcoinin üretiminin 2140 yılı civarında olacağı düşünülüyor. Peki şu anda ne kadar üretilmiş durumda? Şu anda dünyada yaklaşık 16 milyon bitcoin var. İşte böyle sınırlı sayıda ve zor elde edilebilir olduğundan ötürü bu kadar değerli ve çok daha değerli olacağı düşünülüyor. Bütün bu benzerlikler nedeniyle bitcoine dijital altın veya dijital para deniyor.

 

http://kampustenevar.com/upload/dijital altın.jpg

 

1 Bitcoin şu anda yaklaşık 6.500 dolara denk gelirken, en değerli ikinci kripto para olarak görülen Ethereum ise şu anda 400 dolara yaklaşmış durumda. 2009 yılında Vitalik Buterin tarafından yaratılan birim özellikle de hızlı işlenmesi nedeniyle çoğu farklı kurumun gözdesi haline geldi. Ethereum’un yaratıcısı Buterin ise ekibin bu birime bakışından şöyle bahsediyor;

“Eğer kripto paralar ile dünyada bulunan değerli kaynakları karşılaştırıyorsak ve Bitcoin’i altın olarak kabul ediyorsak, Ethereum petroldür. Çünkü Ethereumun altında yatan teknoloji dünyanın internet sistemindeki enerji kaynağı olacaktır. Dünyada petrol nasıl bir çok sektör ve teknolojide kullanılıyorsa Ethereum teknolojisi için de aynı şey geçerlidir. Bu nedenle biz Ether’i ‘kripto yakıt’ olarak adlandırıyoruz.”

Peki neden birden fazla kripto para birimi var?

 

Blockchain belli kurallar çerçevesinde hareket etmektedir fakat süreç içerisinde bu kurallar güncel kalmakta zorlanabilir, böyle durumlarda şebeke içerisindeki kripto birimi geliştiricilerden bir kısmı yeni kurallarla ilerlemek ve blockchainde gördükleri sorundan kurtulmak ister işte bu durumda çatallanma oluşur. Bu nedenle her geçen gün farklı kripto birimlere sahip oluyoruz.

Blok zincirleri bankaların, noterlerin yani transferleri gerçekleştirirken güvendiğimiz üçüncü şahısları ortadan kaldırabilir. Geçmişte kullandığımız kasetleri ve CD’leri düşünün, şimdi ise bunlar yerine müzik dinleyebilmemiz için YouTube, Spotify gibi uygulamalar var. İşte bunun temelinde ise P2P (Peer-to-Peer) yani kişiden kişiye sistemi yer alıyor ve bu sistem endüstrileri yıkma gücüne sahip, aynı müzik endüstrisinin değişmesi gibi. Blok zincirinde kullanılan sistem de öğrendiğiniz üzere tamamen kişiden kişiye aslında.

 

Bundan on yıl belki de daha az süre sonra bankalara ve diğer üçüncü şahıslara ne olacağını düşünmeden edemiyoruz. Fakat herkesin kendini ekonomi ve finansal okur-yazarlık alanlarında geliştirmesi ve blok zincirleri konusunda bilgilenmesi gerektiği aşikar. Belki de şu anda elinizde tuttuğunuz kağıt paralar aynı CD’ler, kasetler gibi tozlu raflara kalkıp, dekorasyon haline gelerek yerini tamamen dijital birimlere bırakacak. Kim bilir?

Kaynak: Kampüste Ne Var