Big Data (Büyük Veri) Nedir, Neden Büyük?

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Yazar: Mehmet Semih İpek

“Geleceğin Petrolü” olarak tanımlanan big data sayesinde dünyada birileri senin neleri sevdiğini, neye alışkın olduğunu, tutumlarını ve uzak durmaya çalıştığın şeyleri biliyor. Hatırlıyor musun, bundan 10 sene önce Facebook hesaplarında “Amerikalılar paylaşımlarımızı takip ediyor.” haberleri çıkardı ve gülüp geçerdik. Aslında çok da yalan olmadığı şimdilerde daha net anlaşılmaya başladı. İnterneti kullanarak oluşturduğumuz bütün ayak izleri birilerinin arşivlerinde kaydediliyor ve dünyada en büyük arşive sahip olan kişi dünyadaki en güçlü kişi olacak.

Modern yaşamın her döneminde “Kişiselleştirilmişlik” kavramı ile karşılaşsak da hiç bugünkü kadar karşılaşmadık. Görünen o ki günden güne her şey “sana özel” üretilecek, satılacak, planlanacak. Pazarlamacıların ele aldığı “hedef kitle” tanımı ortadan kalkarak “birey” kavramına dönüşecek. Bilişim temalı blogların sık sık ele aldığı konuyu en temelinden böyle tanımlayabiliriz.

Bir bakkal dükkanın olduğunu düşün. Dükkanına gelen herkesin yaptığı alışverişi adı soyadı, satın aldığı ürün ve tarih şeklinde üç sütunda kaydettiğini hayal et. İşte, www sistemi kurulduğundan bu yana internetteki her hareketimiz, alışverişimiz, kredi kartı alışkanlıklarımız, tıkladığımız reklamların çeşitleri, gelir durumumuz vb. bütün bilgiler kaydoluyor. Tanıtıcı içerikler bu arşiv bilgilerine göre karşımıza çıkıyor. Sana görünen içerik bir başkasına farklı görünüyor.

Örnek olarak, sistem bir kişiyi satır ve sütunlar halinde “Beşiktaş paylaşımlarını beğenen, İzmir’de adım ölçer uygulamasını kullanan, 6 ay önce emlak sitesinden ev tutmuş ve pırlanta fiyatlarını incelemiş, arkadaşlarını sık sık etiketleyerek içerik paylaşan, hafta sonları ince kenarlı hindi fümeli pizza sipariş eden 28 yaşında bir erkek.” olarak kaydetmiş olabilir. Bu kişinin karşısına bir hafta sonu “Maçın keyfi en iyi hindi fümeli pizzayla gider. Sana özel fiyatıyla büyük boy sipariş et, arkadaşlarınla maçın keyfini çıkar” yazılı mesajın gitmesi çok olası.

İşin garip tarafı sadece bir kişiye özel gönderilen bu mesajları herkese özel olarak bir yazılım gönderiyor. Buna verilerin bir yazılım tarafından mesaja dönüştürülebilmesine de “Big Datanın Anlamlandırılması” deniyor. İleride akıllı TV’lerde de kişiselleştirilmiş reklamların yer alması bekleniyor. Tüm alt yapı bu yönde hazırlanıyor.

Bugün Türkiye’de ve dünyada birçok marka kendisine özel sadakat uygulamaları geliştiriyor. Sürekli çevrimiçi kalmanı istiyor ve bunun için indirimler, hediyeler ve daha fazlasını veriyor. Ya da “Alışveriş alışkanlıklarına özel indirim fırsatları ve biriken puanları” vadeden mobil uygulamalar maliyetini aşan hediye ve puanlar veriyor. Bu maliyeti aşan hediyeleri veren uygulamaların asıl beklentisi esnaf tabiriyle “ayağın alışsın” değil, uygulamada bıraktığın ayak izlerini daha fazla arşivleyebilmek. 

Haber kaynaklı sitelerde “Çerezlere izin vermek” de aslında bu ayak izlerine işaret ediyor. Bu soru aslında “Benim sitemdeki hareketlerini kaydedeceğim, bunu kabul ediyor musun?” demek.  Az önceki örneğe bakarak bir yılda yaptığımız Google aramalarının geçmişinden ve navigasyon kullanım geçmişimizden çıkabilecek anlamlandırılmış mesajları hayal edebilirsin. 

Diğer yandan modern yaşamda inzivaya çekilerek yaşayamayız. Hayatta her yere bu ayak izlerimizi bırakarak ilerliyoruz. Bugün önemli olan ayak izi bırakmadan yaşamaya çalışmak değil, Big Data oluşturabilir ve büyütebilir daha fazla girişim kurmak. Bu girişimlere sürdürülebilir modeller geliştirmek. Amerika’da Google’ın, Ebay’in, Amazon’un ve daha birçok sitenin bu işe 20 yıl önce ve Türkiye’de 10 yıl önce ciddi ciddi ele aldığımızı düşünürsek, “10-0 geriden başlayacağız” diyebiliriz. Çin’de Google’dan çok Baidu adlı arama motorunun, Rusya’da VKontakte adlı sosyal paylaşım sitesinin Facebook’tan fazla kullanılmasının sebebi de tamamen datanın ülke içinde kalmasıyla alakalı. Buna karşılık Facebook’un Instagram girişimini, Whatsapp’ı ve benzerlerini satın alarak yaşamını sürdürmesi bu yüzden.

Bunun için yerli arama motoru, yerli dizi-müzik platformları, alışveriş kanalları vb. platformlar hızla artmaya başladı.
 

Kaynak: Kampüste Ne Var