Basit Değil, Sadelik: Minimalizm

KİŞİSEL GELİŞİM

Yazar: Kampüste Ne Var?

Hayatı basit yaşamak mı yoksa sade yaşamak mı önemlidir?
Bu iki kelime birbirlerine oldukça benzeseler de aslında tamamen farklıdırlar. Basit,
kullanımı ve içeriği özelliksiz olanı ifade eder. Sade ise yalınlaştırılmış yani fazlalıklarından arındırılmış olandır.

Fazlalıklarından arınmış bir yaşam ister miydiniz?

Evimizi, sosyal medya hesaplarımızı ve hatta zihnimizi bile fazlalıklarla dolduruyoruz. Fiziksel ve zihinsel alanlarımızı kendi isteğimiz ile daraltıyor ve işgal edilmesini sağlıyoruz. Peki tüm bu kalabalığı ihtiyacımız olduğu için mi yaratıyoruz yoksa durduramadığımız ‘sahip olma’ istediğimizi tatmin etmek için mi?
Bu soruyu siz içinizden cevapladıktan sonra, anlamlı bir hayat yaşamak ve tüketim toplumunun
dayatmalarından arınmak isteyenler için yaşam felsefine dönüşen bir sanat akımı ile sizleri tanıştırmak istiyoruz: minimalizm.

Platon, minimalizmi şöyle açıklıyor: “Önemli olan, hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır”.

Minimalist yaşam basit yaşamak değil, hayatımızı ihtiyaçlarımız doğrultusunda tasarlayarak yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Fark etmek, bir durup nefes almak.

Minimalist yaşama nasıl başlanmalı? Bunun net bir cevabı yok. Herkesin kendi mevcut yaşamına göre değişkenlik gösterir. Ama yine de bazı dokunuşlar hayatımızda minimalizm rüzgarları estirmek mümkün.

Fazla Eşyalar

Bu konuda atılacak ilk ve en temel adım olarak alışveriş alışkanlıklarımızı gözden geçirmek olacaktır. Şöyle bir evinize ve odanıza göz gezdirin. Gerçekten ihtiyaç olarak orada bulunan neler var? Mesela giysi dolabınız tam bir fazlalıklar hazinesidir. Zamanınızın bir kısmını yalnızca buraya ayırabilirsiniz. Giymekten mutlu olduğunuz ve giymeyi hiç düşünmediğiniz giysilerinizi ayrıştırın. Belki hatırası olanları bile. Bu fazlalıklar belki başkaları için ihtiyaçtır. Onları ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak mutluluğu paylaşabilirsiniz.

LCW Life dergisinde bu konuyu daha etraflıca kaleme alan Endüstriyel Psikolog Pelin Şen şöyle diyor: “Minimal yaşamak hiç alışveriş yapmamak değil. Fakat çocuk işçi çalıştırılarak üretilmiş yirmi tane ucuz tişörtünüz olacağına; iki tane alın, kalitelisini alın. Yüzde 100 pamuk olsun, vegan ürün olsun mesela. Aynı şey kozmetik ürünler için de geçerli”.

Sosyal Medya

Artık hayatlarımız timeline’larda dönüyor. Takip ediyor ve takip ediliyoruz. Bir gün içinde o kadar çok mesaja maruz kalıyoruz ki anlık duygu değişimleri yaşaya yaşaya psikolojimizin de etkilendiğini fark edemiyoruz.
Kaç farklı platformda sosyal medya hesabınız var? Ya da orada takip ettiklerinizi ‘gerçekten’ istediğiniz için mi takip ediyorsunuz yoksa ‘ayıp olmasın’ diye mi? Her sosyal medya platformunda size ‘takip et’ seçeneği sunulur. Bu butonu kullanmak için kendinize basitçe bir soru yöneltebilirsiniz: “Oradan gelen mesajları timeline’ım da gerçekten görmek istiyor muyum?” Aynı şekilde “Unfollow” seçeneği için de bu soruyu kendinize yöneltebilirsiniz.

Neler Yiyoruz?

E zaten konunun buraya geleceği de belliydi. Neydi minimalizm? Kaliteli yaşa, ama daha azıyla. Bu noktada da yediklerimize biraz dikkat etmemiz gerekiyor. Vücudumuzun isteklerine biraz kulak vermek ve ihtiyaca göre beslenmek çok önemli. Özellikle de kaliteli ürünlerle beslenmenin vücudunuza ve zihninize iyi geleceğini de belirtelim.

Daha az şeye ihtiyaç duyup daha çok deneyim yaşayabilmeniz dileğiyle…

Daha fazla içerik için LWC Life eylül sayısı: http://online.flipbuilder.com/pmvj/uqim/mobile/index.html#p=31
 

Kaynak: LC Waikiki Life