Bilimin Işığıyla Geleceğe Yön Veren İnsan: Galileo Galilei

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Yazar: Hakan Uçar

Galileo Galilei, bilimi kendisine rehber edinerek zamanının ötesine geçmiş bir bilim adamı. Hayatından çıkarılacak en büyük ve en anlamlı ders; bilimin tüm tabu ve kabullerin üstesinden er ya da geç geleceğidir.

Fransız gazeteci Emile De Girardin’in söylediği gibi:

“Yalanın dostu, gerçeğin de düşmanı çoktur.” 

Gelin, 377 yıl önce hayata veda eden ve zamanının ötesindeki bu bilim insanını yakından tanıyalım. 

15 Şubat 1564'te İtalya‘nın Toskana bölgesindeki Pisa şehrinde dünyaya geldi ve ilk öğrenimini Floransa‘da tamamladı. 

Öncelikle 1581 senesinde Pisa Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı ancak maddi sıkıntılar nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra matematiğe yönelen Galileo, bu konudaki çalışmalarıyla 1589 senesinde Pisa'da profesör oldu. 

Yüzen cisimler ve kinetiğin, Aristo fiziğinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiğine inanan Galileo Galilei; Pisa Kulesi‘nden ağırlık atarak, düşen bütün cisimlerin aynı ivmeye sahip olduğunu gösterdi ve Aristo mantığının yanlış olduğunu kanıtladı.  
 
Serbest düşmenin sabit ivmeli bir hareket olduğunu; düşüş sırasında katedilen yolun, zamanın karesiyle orantılı olduğunu gösterdi. Bu çalışma sonucunda yaşlı profesörlerle karşı karşıya gelen Galileo, 1592 senesinde Pisa'yı terk ederek, Padova Üniversitesi matematik kürsüsünde kendisine yer buldu. 
 
İnsanlığın hizmetine birçok icat sundu ve modern bilimin yol göstericilerinden biri oldu. 

  • 1597 yılında askeri amaçlı da kullanılabilen pusulayı ticari amaçlı olarak piyasaya sürdü. 

  • 1600’lü yılların başında; ilkel bir termometre ve insanların kalp atışlarının ölçümünde kullanılmak üzere bir sarkaç icat etti. 

  • Hollanda’da teleskopun icat edilmesi üzerine, kendisi daha gelişmiş bir teleskop üretti. Ürettiği teleskopla astronomi gözlemleri yaptı ve gözlemlerini Yıldız Habercisi kitabında yayınladı.  

  • Güneş’i gözlemledi ve üzerinde bulunan gölgelerin yalnızca bir leke olduğunu ispatladı. O ana dek bu lekeler; Merkür’ün gölgesi veya gökcisimleri zannediliyordu. 

Daha birçok bilimsel gelişmeye ışık tutan Galileo, 1611 yılında güneş lekelerinden bahsettiği eserini yayınladı. 


Bu eserde kaleme aldığı Kopernik Sistemi nedeniyle çok ağır şekilde eleştirildi ve iddiasını savunmak için 1615 yılında Roma’ya gitti. Papa V. Paul tarafından kurulan komisyon, Galileo'nun kitaplarını yasaklamadı fakat dünyanın döndüğü iddiasından vazgeçmesini istedi. 

Daha sonrasında bilimin pratik taraflarına yönelen Galileo, zaten icat edilmiş olan mikroskobu geliştirdi ve nesneleri daha fazla büyütmeyi mümkün kıldı. 

1632 yılında kaleme aldığı “İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” isimli eseri sebebiyle müebbet hapse mahkum edildi ve kitabı yasaklandı. 

70 yaşında hapsedilen Galileo, 8 Ocak 1642’de hayata gözlerini yumdu. 

Galileo’nun, ömrünün son yıllarını hapiste geçirmesine sebep olan fikirleri ve icatları, günümüz modern bilim dünyasına ışık tutmaya devam ediyor.